İnsan Ticareti Suçu ve Cezası
Modern zamanlarda insan haklarının gelişmesi, bireylerin emeklerinin alınıp satılmasını ve kölelik diye tabir edilen yaşayış biçimini ortadan kaldırmaya yönelik pek çok hukuki kuralın ortaya çıkması ile neticelenmiştir.
Türkiye’de ve modern dünyanın tamamında bireyin özgür olduğu, istemediği bir şeyi yapmaya zorlanamayacağı tartışmasız bir hukuki kaidedir. Bireyin tercih ve yaşayış özgürlüğü ancak sıkı yasal şartların gerçekleşmesi neticesinde devlet otoritesi tarafından gerçekleştirilebilir.
Bireyin yapmak istemediği bir işe zorlanması, zorla çalıştırılmak üzere sevk edilmesi, kaçırılarak tehdit altında hareket etmeye mecbur bırakılması gibi durumların önüne geçmek adına 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda insan ticareti tanımı yapılmış ve bu eylemleri gerçekleştirenlerin cezalandırılmasının önü açılmıştır.
İçindekiler
İnsan Ticareti Suçu Nedir?
İnsan ticareti suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 80. maddesinde yer alan hükümde “…Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası verilir…” şeklinde tanımlanarak cezalandırılması gereken bir eylem haline getirilmiştir.
İnsan ticareti suçunun konusu tasarruf hürriyeti elinden alınmış bir insan olduğundan yüksek cezalar öngörülmüştür. İnsan ticareti mağdurları, genellikle hareket özgürlüğü elinden alınmış ve canları ile tehdit edilmekte olan insanlar olduğundan mağdurların adli makamlara ulaşabilmesi de oldukça güçtür.
Uygulamada karşılaşılan bu probleme karşılık olarak insan ticareti destek hattı uygulaması meydana getirilmiştir. Mağdurlar, 157 numarasını tuşlayarak insan ticaretine ilişkin mağduriyetlerini adli makamlara gitmek zorunda kalmadan dile getirebilmekte ve yetkili mercilerin suça ilişkin harekete geçmesini sağlayabilmektedir.
Bunun yanı sıra olaya şahit olan kişiler de insan ticareti suçunu hem 157 numarası üzerinden hem de adli makamlara ya da kolluk kuvvetlerine başvurmak suretiyle bildirebilir.
İnsan ticareti mağduru ikamet izni başvurusu yapmaya hak kazanır. 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 48. maddesi “…İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe duyulan yabancılara, yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmeleri ve yetkililerle iş birliği yapıp yapmayacaklarına karar verebilmeleri amacıyla valiliklerce otuz gün süreli ikamet izni verilir.” hükmünü içermektedir. Buna göre suçtan zarar gören mağdurlar, 30 günlük ikamet iznine hak kazanır.
İnsan Ticareti Suçunun Unsurları
İnsan ticareti suçu, özel bir kast ile işlenen suçlardandır. Burada suçun faili, kanunda açıkça yer aldığı üzere bir kişiyi zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak, esir almak, organlarından faydalanmak maksadıyla hareket etmelidir. Burada sayılan sebepler suçun oluşması için şarttır.
Bu şartlar dışında yapılacak eylemler, suçun tipiklik unsurunu oluşturmayacağı nedeniyle farklı ceza maddeleri yönünden hüküm doğursalar da insan ticareti suçu yönünden hüküm doğurmayacaktır.
Bu suçta failin bir takım fiilleri meydana getirmiş olması şartı da aranır. Suçun faili, nüfuzunu kötüye kullanarak rızasını alabileceği gibi mağdurun iradesini etkilemek için tehdit, baskı veya şiddet uygulayabilir.
Ayrıca kişinin küçüklüğünden ya da anlama gücünün var olmayışından faydalanarak iradesi sakatlanabilir ya da bireyin doğrudan çaresizliğinden faydalanan fail bu suçu meydana getirebilir.
Bu eylemler suçun düşünme aşamasından fiile geçirilmesi sürecine aracılık ettiğinden varlıkları suçun sübutu açısından elzemdir.
Yasa hükmünde açıkça sayıldığı üzere insan ticareti suçu seçimlik hareketli bir suçtur.
Suçun meydana gelmesi için netice olarak bir kişinin ülkeye sokulması veya ülkeden çıkartılması, yasa metninde sayılan eylemlerde kullanmak üzere bir kişiyi kaçırmak ve son olarak bir kişinin bu amaçlarla bir yere sevk edilmesini gerçekleştirmek eylemlerinden her biri ayrı ayrı insan ticareti suçu ile neticelenir.
İnsan Ticareti Suçunun Cezası
İnsan ticareti suçu cezası Türk Ceza Kanununun 80. maddesinde açıklandığı üzere 8 yıl ile 12 yıl arası hapis cezasıdır. Mağdurun bizzat ve açık rızasının var olması halinde dahi verilecek cezada indirim yapılmaz, ceza ortadan kaldırılamaz.
Suçun mağdurunun 18 yaşının altında olması halinde ise suçun unsurlarını oluşturan hareketlerin mağdurun iradesini sakatlamak adına var olup olmadığı aranmaz.
Suçun failinin bir tüzel kişi olması halinde ise bunlara özgü yasada sayılan güvenlik tedbirlerine kıyasen hükmolunur.
İnsan Ticareti Suçuna Teşebbüs
Hemen belirtilmelidir ki insan ticareti suçu teşebbüs hükümlerinin uygulanması mümkün suç türlerinden birini oluşturur. Buna göre insan ticareti suçunun teşebbüs aşamasında kalması halinde, Türk Ceza Kanununun 35. maddesinde yer alan hükümlere göre indirimli bir ceza ile cezalandırılır.
Teşebbüs aşamasında kalmış bir insan ticareti eylemi, mahkemenin takdiri ile dörte birinden dörtte üçüne kadar indirim uygulanarak cezalandırılır. Suçun teşebbüs aşamasında kalmasından anlaşılması gereken, kişinin suçu işlemek niyetiyle harekete başlayıp elinde olmayan nedenlerle suçu meydana getirememesidir.
Teşebbüs aşamasında kalan eylemlere ise bu ceza miktarının dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim uygulanarak ceza verilmesi yasal bir gerekliliktir.
İnsan Ticareti Suçunda İçtima
İçtima, kelime anlamı olarak toplanma anlamına gelir. Ceza hukukunda içtima ise eylemler neticesinde meydana gelecek cezaların toplanmasıdır.
İnsan ticareti suçunda gerçek içtima hükümleri uygulanır. Buna göre insan ticareti suçu meydana gelirken yasada sayılan araç fiiller için haricen bir cezaya hükmedilmez.
Ancak araç fiiller dışında suç teşkil eden başkaca eylemlerin mağdurlara yönelik olarak işlenmiş olması halinde ayrıca cezaya hükmolunur.
Örneğin kaçırılarak insan ticareti mağduru edilen bir mağdur için, fail hakkında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezaya hükmolunmayacaktır.
Ancak mağdurun cinsel olarak saldırıya da uğramış olması halinde, cinsel saldırının bir araç fiil olarak sayılmamış olması nedeniyle faile insan ticaretinin yanı sıra cinsel saldırı yönünden de ceza verilecektir.
İnsan Ticareti Suçuna İştirak
İnsan ticareti suçuna iştirak, suçun bir kişi tarafından işlenebileceği gibi birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliğinin varlığı halinde işlenebileceğini anlatır.
İştirak hükümlerine göre suçun işlenmesine iştirak eden kişi, eylemi doğrudan meydana getiren fail ile aynı şekilde cezalandırılır.
İştirak halinde iştirak eden fail, suça katılmış olduğu kabulü ile cezalandırılmaktadır.
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçu Arasındaki Farklar Nelerdir?
Göçmen kaçakçılığı suçu, Türk Ceza Kanunu’ nun 79. maddesinde düzenlenmiş bir suçtur. Bu suçun meydana gelebilmesi için yasal tanıma göre hukuka aykırı olarak yabancının ülkeye sokulması veya ülkede kalmasına imkan sağlanması, vatandaş veya yabancının yurt dışına çıkarılması eylemlerinin gerçekleşmesi gerekir.
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti suçları uygulamada sıkça birbirlerine karıştırılır. Burada en önemli ayrım, suçun mağdur tarafıdır. İnsan ticaretinde mağdur, bireyin kendisi iken göçmen kaçakçılığında mağdur birey değil devlettir. İnsan ticaretinde mağdurun zorla hareket ettirilmesi söz konusudur ancak göçmen kaçakçılığında göçmen kişinin bizzat baskı altında verilmeyen bir rızası söz konusudur.
Daha detaylı bilgi için ceza hukuku alanında uzman bir şekilde müvekkillerine hizmet veren Sinan Eroğlu Hukuk ve Danışmanlık Ofisi’nden hizmet alabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
1. Bir kişinin kendi rızasıyla fuhuş yapması veya çalışması durumunda insan ticareti suçu oluşur mu?
Hayır, rıza varsa genellikle bu suç oluşmaz. Ancak kanun koyucu burada kritik bir istisna getirmiştir: Eğer kişinin rızası; tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzun kötüye kullanılması veya kişinin çaresizliğinden yararlanarak alınmışsa, bu rıza geçersiz sayılır ve insan ticareti suçu oluşur.
2. Mağdur 18 yaşından küçükse rızasının bir önemi var mıdır?
Hayır. Mağdur çocuk (18 yaş altı) ise, kandırma veya zorlama gibi araç fiillerin kullanılıp kullanılmadığına bakılmaz. Çocukların bu amaçlarla (çalıştırma, fuhuş, organ temini vb.) tedarik edilmesi veya nakledilmesi, doğrudan insan ticareti suçunu oluşturur.
3. İnsan ticareti suçunun cezası nedir, paraya çevrilebilir mi?
Suçun cezası 8 yıldan 12 yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasıdır. Hapis cezasının alt sınırı 8 yıl olduğu için, bu cezanın adli para cezasına çevrilmesi veya ertelenmesi hukuken mümkün değildir. Fail her iki cezayı da (hem hapis hem para cezası) birlikte alır.
4. Mağdur olan yabancılara Türkiye’de oturma izni verilir mi?
Evet. 6458 Sayılı Kanun uyarınca, insan ticareti mağduru olduğu yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancılara, yaşadıkları travmayı atlatabilmeleri için valilikler tarafından başlangıçta 30 gün süreli ikamet izni verilir. Bu süre daha sonra belirli şartlarla uzatılabilir.
5. İnsan ticareti ile göçmen kaçakçılığı arasındaki en temel fark nedir?
En temel fark “rıza” ve **”amaç”**tır. Göçmen kaçakçılığında kişi genellikle sınırları yasadışı geçmek için kendi isteğiyle kaçakçıya para öder (suçun mağduru devlettir). İnsan ticaretinde ise kişi; sömürülmek, zorla çalıştırılmak veya fuhuş yaptırılmak amacıyla (mağdur bireydir) iradesi dışında veya iradesi sakatlanarak kullanılır.
6. İnsan ticareti suçuna tanık olan biri ne yapmalıdır?
Bu suça tanık olan veya mağdur olan kişiler, herhangi bir adli makama gitmeden önce 157 İnsan Ticareti Mağdurları Destek Hattı’nı arayarak ihbarda bulunabilirler. Ayrıca kolluk kuvvetlerine (Polis/Jandarma) veya Cumhuriyet Savcılığına da doğrudan başvuru yapılabilir.
7. Fail mağduru kaçırırken darp etmişse ayrıca ceza alır mı?
İnsan ticareti suçu “gerçek içtima” hükümlerine tabidir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi bazı eylemler suçun unsuru sayıldığı için ayrı ceza verilmez; ancak mağdura yönelik cinsel saldırı, işkence veya kasten yaralama (darp) gibi ek fiiller varsa, fail insan ticareti cezasının yanında bu suçlardan da ayrıca cezalandırılır.





