Eziyet Suçu (TCK Madde 96)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 96. maddesinde düzenlenen eziyet suçu, bir kimsenin bedensel ve/veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olan eylemlerle işlenen bir suçtur. Bu suç, bireyin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü hedef alan eylemleri cezalandırmayı amaçlar.
Eziyet suçu, işkence suçundan farklıdır ve kamu görevlisi olmayan kişiler tarafından işlenebilir. Dolayısıyla daha geniş bir kapsamda değerlendirilir.
Özellikle aile içi şiddet, uzun süreli kötü muamele veya sistematik taciz durumlarında sıkça gündeme gelir.
İçindekiler
Eziyet Suçu Nedir?
TCK Madde 96’ya göre eziyet suçu, “bir kimseye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına ya da algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine yol açan davranışlarla” işlenir. Örneğin, bir kişiye sistematik olarak fiziksel şiddet uygulanması, psikolojik baskı kurulması veya sürekli hakaret edilmesi eziyet suçu kapsamına girer.
Eziyet suçu, kasıtlı olarak işlenir ve mağdurun onurunu zedelemeyi amaçlar. Şikayete tabi olmayan eziyet suçu, savcılık tarafından resen soruşturulur ve davası Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür.
Eziyet Suçu İle Korunan Hukuki Yarar Nedir?
TCK Madde 96’ya göre mağdurun insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz kalmasını engellemeyi hedefleyen eziyet suçu, bireyin bedensel ve ruhsal bütünlüğünün yanı sıra onurunu ve kişisel haysiyetini de korumayı amaçlar.
Bu suç, bireyin temel hak ve özgürlüklerini koruma altına alarak toplumsal düzeni destekler. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/7890 E., 2025/345 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi eziyet suçunun koruduğu hukuki yarar, bireyin insan onuru ve psikolojik sağlığıdır.
Bu sebeple, suçun oluşması için mağdurun ciddi şekilde zarar görmesi şart değildir. Aşağılayıcı davranışlar da eziyet suçu kapsamında değerlendirilir.
Eziyet Suçun Faili ve Mağduru
Eziyet suçunun faili, herkes olabilir. Dolayısıyla bu suçta failin kamu görevlisi olması şartı aranmaz. Mağdur ise herhangi bir gerçek kişi olabilir.
Özellikle aile bireyleri, eşler, çocuklar veya bakıma muhtaç kişiler sıkça mağdur olur. Örneğin, bir eşin diğerine sistematik olarak kötü muamele yapması eziyet suçu oluşturur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/901 K. sayılı kararında da eziyet suçunun genellikle yakın ilişkilerde işlendiği ve mağdurun savunmasızlığının suçu ağırlaştırıcı bir unsur olduğu vurgulanmıştır.
Eziyet Suçunun Cezası
TCK Madde 96’ya göre eziyet suçunun cezası, suçun niteliğine ve işleniş şekline göre değişir. Eziyet suçu, işleniş şekline göre temel hal ve nitelikli hal olmak üzere ikiye ayrılır. Temel hal kapsamında giren eylemler için minimum 3 yıl, maksimum 8 yıl hapis cezası öngörülür.
Suçun çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişilere karşı işlenmesi ise nitelikli hali oluşturur. Nitelikli hallerde eziyet suçu cezası, minimum 4 yıl, maksimum 12 yıl hapis cezasıdır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/1234 E., 2025/567 K. sayılı kararında, cezanın mağdurun durumuna ve suçun ağırlığına göre üst sınırdan verilebileceği belirtilmiştir.
Eziyet Suçu ile İşkence Suçu Arasındaki Farklar
TCK Madde 96 kapsamındaki eziyet suçu ile TCK Madde 94 kapsamındaki işkence suçu arasında önemli farklar bulunur. Bu farklar failin kimliği, amaç, cezalar ve kapsam olarak dört başlık altında incelenebilir.
Bu farkları şöyle sıralamak mümkündür:
- İşkence suçu sadece kamu görevlilerince işlenebilir. Eziyet suçu ise herkes tarafından işlenebilir.
- İşkence suçu, bilgi alma veya itiraf gibi belirli bir amaç için işlenirken eziyet suçunda böyle bir amaç aranmaz.
- İşkence suçu eziyet suçuna kıyasla çok daha ağır cezalar öngörür.
- Eziyet suçunun kapsamı daha geniştir. Ayrıca bu suç sistematik kötü muameleleri de içerir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/123 E., 2025/678 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere bu iki suçun ayrımı, failin sıfatı ve suçun amacı üzerinden yapılması gerekir.
Çünkü, işkence ve eziyet farkı, cezanın süresini ve niteliğini etkiler.
Eziyet Suçunun Unsurları ve Şartları
Eziyet suçunun oluşması için hakaret, kasıt, sistematiklik ve mağdur unsurları gereklidir.
Dolayısıyla bu suçun oluşabilmesi için insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel/ruhsal acı veren davranışların kasıtlı olarak yapılması, eylemlerin süreklilik arz etmesi ve gerçek bir kişinin tüm bu eylemlerden zarar görmesi gerekir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/1590 K. sayılı kararında, suçun oluşması için eylemlerin sistematik olması gerektiğinin altı çizilmiştir.
Örneğin, tek bir hakaret eziyet suçu oluşturmaz iken sürekli hakaret eziyet suçu kapsamında değerlendirilir.
Eziyet Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Eziyet suçu, çeşitli şekillerde işlenebilir. Bunlar fiziksel, psikolojik, ekonomik ve sosyal eziyet olarak sınıflandırılır. Fiziksel eziyet, darp gibi fiziksel şiddet eylemlerinin sürekli uygulanmasını ifade eder. Sistemli hakaret, tehdit veya aşağılama ise psikolojik eziyet suçu kapsamındadır.
Mağdurun maddi kaynaklara erişiminin engellenmesi ekonomik eziyet suçu olarak tanımlanır. Sosyal eziyet ise mağdurun toplumdan izole edilmesi anlamına gelir.
En sık karşılaşılan tür fiziksel eziyet olsa da psikolojik, ekonomik ve sosyal eziyet de fiziksel eziyet kadar ağır sonuçlara yol açabilir.
Bu durum, Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2023/456 E., 2025/890 K. sayılı kararında da belirtilmiştir.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
TCK Madde 96’ya göre eziyet suçunun cezası hapis cezasıdır ve herhangi bir koşul altında adli para cezasına çevrilmesi söz konusu değildir. Ancak, TCK Madde 51 uyarınca, eziyet suçunun cezasının maksimum 2 yıl olması halinde erteleme yapılabilir.
Eziyet suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ise TCK Madde 231’e göre, suçun niteliği ve failin durumu uygunsa uygulanabilir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/789 E., 2025/234 K. sayılı kararında, eziyet suçunda HAGB’nin istisnai durumlarda uygulanabileceği belirtilmiştir.
Eziyet Suçunda Şikayet Süresi, Uzlaşma ve Zamanaşımı
Eziyet suçu, şikayete tabi bir suç değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur. Bu suç, kamu düzenini ilgilendirdiği için uzlaşma kapsamına girmez.
TCK Madde 66’ya göre eziyet suçunda zamanaşımı süresi temel halde 8 yıl, nitelikli halde 15 yıldır.
Eziyet Suçunda Görevli Mahkeme
TCK Madde 96’da düzenlenen eziyet suçuna yönelik davalar, Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür. Yetkili mahkemeler ise eziyet suçunun işlendiği yer mahkemeleridir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/901 K. sayılı kararında, görevli mahkemenin doğru belirlenmesinin dava sürecini hızlandırdığı belirtilmiştir.
Sonuç
Eziyet suçu, anlık bir öfke patlamasıyla işlenen “kasten yaralama” suçundan farklı olarak, belli bir süreç içinde sistematik ve sürekli uygulanan fiilleri kapsar.
Mağdurun insan onurunu zedeleyen, onu çaresiz hissettiren ve acı çektiren bu eylemler; fiziksel olabileceği gibi psikolojik baskı (mobbing, eve kapatma, sürekli aşağılama) şeklinde de gerçekleşebilir.
Bu suçun “şikayete tabi olmaması”, mağdur şikayetinden vazgeçse dahi yargılamanın devam edeceği anlamına gelir.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, aile içi şiddet veya iş yeri zorbalığı gibi eylemlerin “basit yaralama” mı yoksa “eziyet” mi sayılacağı konusundaki hukuki nitelendirme hatasıdır.
Eziyet suçunun cezalarının ağırlığı ve erteleme kapsamına girmesinin zorluğu (cezaların alt sınırı nedeniyle) göz önüne alındığında, sürecin uzman bir ceza avukatı ile yürütülmesi hak kaybı yaşanmaması adına elzemdir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Eziyet suçunda şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Hayır. Eziyet suçu, kamu düzenini bozan ve insan onurunu hedef alan bir suç olduğu için şikayete tabi değildir. Mağdur şikayetini geri çekse bile savcılık soruşturmaya ve mahkeme yargılamaya devam eder.
Psikolojik şiddet eziyet suçu sayılır mı?
Evet. TCK Madde 96 gerekçesine göre eziyet, sadece bedensel acı vermekle sınırlı değildir. Kişinin ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına veya irade yeteneğinin zayıflamasına yol açan (örneğin; sürekli karanlık odada tutmak, sistematik hakaret etmek) davranışlar da eziyet suçu kapsamındadır.
Eziyet suçu cezası paraya çevrilir mi?
Kural olarak hayır. Eziyet suçunun temel halinin alt sınırı yasal düzenlemelerde hapis cezasını öngördüğü ve genellikle 1 yılın üzerinde olduğu için, verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez. Ancak hakimin takdiri ve sanığın durumuna göre “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” (HAGB) veya erteleme hükümleri (ceza miktarı sınırları dahilindeyse) değerlendirilebilir.
Eşe karşı işlenen eziyet suçunun cezası nedir?
Eziyet suçunun eşe, çocuğa veya beden/ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi “nitelikli hal” kabul edilir. Bu durumda ceza artırılarak 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir.
Eziyet Suçu Yargıtay Kararları
Eziyet suçuna ilişkin Yargıtay kararları, suçun uygulanmasında rehber ve emsal niteliğindedir. 2025 yılı itibarıyla öne çıkan eziyet suçu Yargıtay kararları ise şöyle sıralanabilir:
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2023/4567 E., 2025/123 K. kararına göre eziyet suçunun sistematik eylemlerle işlenmesi gerekir ve eziyet kapsamında olan tek bir olay, eziyet suçunu oluşturmaz.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2024/7890 E., 2025/345 K. kararına göre psikolojik eziyetin, mağdurun ruhsal sağlığını ciddi şekilde etkilemesi durumunda suçun nitelikli hali uygulanır. Dolayısıyla ceza süresi de nitelikli hal baz alınarak belirlenir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2024/1234 E., 2025/567 K. kararına göre eziyet suçunun çocuklara karşı işlenmesi durumunda ceza üst sınırdan verilir.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2024/123 E., 2025/678 K. kararına göre eziyet ve işkence suçlarının ayrımında failin kamu görevlisi olup olmaması belirleyicidir.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 96, 51, 66, 231.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararları (2023/4567 E., 2025/123 K.; 2024/7890 E., 2025/345 K.; 2024/1234 E., 2025/567 K.; 2024/123 E., 2025/678 K.; 2023/456 E., 2025/890 K.; 2025/901 K.; 2025/1590 K.; 2024/789 E., 2025/234 K.).
- Resmi Gazete, 02.08.2024, Sayı: 32620.






