Konkordato Nedir?
Konkordato, Türk hukukunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 285. ve devamındaki maddelerinde düzenlenen hukuki bir süreçtir. Bu süreç borçluların iflas halinden kurtulmak ve mali durumlarını düzeltmek amacıyla alacaklılarla anlaşma yoluna gitmelerini öngörür. Hem borçlulara hem de alacaklılara mali sorunları çözme imkânı sunan konkordato, ekonomik zorluklarla karşılaşan bireyler ve şirketler açısından bir kurtarma aracıdır.
Özellikle son yıllarda Türkiye’de oldukça sık başvurulan bir yöntem haline gelen konkordato, borçlu ve alacaklının mahkeme gözetiminde yaptığı bir anlaşma olarak da tanımlanabilir. Borçlunun iflasını önlemesinin yanı sıra alacaklıların haklarını da korumayı amaçlayan bu hukuki süreçte, borçlu mali durumuna uygun bir ödeme planını mahkeme aracılığıyla alacaklılara iletir. Ekonomik kriz süreçlerinde mali yapılandırma açısından etkili bir yöntem olarak kabul edilen konkordato, bireyler için de uygulanabilir.
İçindekiler
Konkordato Türleri
İİK Madde 285 ve devamında konkordatonun üç temel türü olduğu belirtilir. Bunlar tenzilat konkordatosu, karma konkordato ve vade konkordatosudur. Söz konusu konkordato türlerini ise şu şekilde açıklamak mümkündür:
- Vade konkordatosunda, borçlu, borçlarını belli bir vadede ödemeyi taahhüt eder. Örneğin, borçlu mahkemeye borcunu 2 yıl içinde ödeyeceği bir ödeme planı sunar.
- Tenzilat konkordatosunda, borçlu mevcut borcu için alacaklıdan indirim talep eder. Başka bir ifadeyle, borçlarının bir kısmından vazgeçilmesi yönünde alacaklıya talepte bulunur. Örneğin, mevcut mali tablo nedeniyle borçların sadece %50’sini ödemeyi teklif edebilir.
- Karma konkordato ise hem vade uzatmayı hem de tenzilatı içerir. Buna göre, borçlu, borçlarının bir kısmından vazgeçilmesini ve kalan kısmını da vadeli olarak ödeme teklifinde bulunabilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/789 E., 2025/234 K. kararında, konkordato türlerinin borçlunun mali durumuna göre seçilmesi gerektiğinin önemi vurgulanmıştır. Çünkü alacaklı ve borçlunun işbirliği içinde hareket etmesi her iki tarafın da makul bir çözüme ulaşabilmesi açısından çok önemlidir. Örneğin, alacaklı, borçlunun sunduğu vadeli veya indirimli ödeme planını kabul etmemesi halinde, borçlu iflas edeceği için alacağını dilediği gibi tahsil edemeyebilir. Konkordato bu aşamada devreye girerek tarafların makul bir noktada buluşmasına yardımcı olur.
Konkordato Şartları Nelerdir?
Konkordato şartları, İİK Madde 285 uyarınca açıkça belirtilmiştir. Borçlunun konkordato talebinin geçerli olabilmesi için yasa maddesinde öngörülen şartlar borçlu olma durumu, mali durumun bozulması, ciddi ve samimi teklif, yeterli belge sunulmasıdır. Bu şartları şu şekilde açıklamak mümkündür:
- Borçlu sadece vadesine ödeyemediği borçlar için konkordato talebinde bulunabilir.
- Borçlu sıfatına sahip kişinin veya şirketin iflas tehlikesi olması ve mali durumunun bozulmuş olması gerekir.
- Borçlunun alacaklılara ödeme planı olarak makul bir plan sunması çok önemlidir. Dolayısıyla gerçekçi olmayan veya alacaklının hak kaybına neden olabilecek ödeme planları kabul edilmeyebilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/1234 E., 2025/567 K. kararında da konkordato talebinin samimi ve gerçekçi olması gerektiği vurgulanmıştır.
- İİK Madde 286’ya göre konkordato ön projesi, mali durumu gösteren detaylı tablo, borç-alacak listesi gibi belgelerin mahkemeye sunulması gerekir.
Konkordato Başvurusu Nasıl Yapılır?
İİK madde 285-286 uyarınca konkordato başvurusu, gerekli belgeler hazırlanarak başvuru merciine teslim edilerek yapılır. Burada başvuru mercii, borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir. Konkordato başvurusu için gerekli belgeler ise konkordato ön projesi olarak da adlandırılan önerilen ödeme planı, borçlu ve alacaklı listesi, mali durum tablosu, bağımsız denetim raporu ve taahhütnamedir. Sunulması istenen taahhütname, borçlunun samimiyetini gösteren bir belge olarak tanımlanır.
Konkordato süreci, borçlunun dilekçe ve belgelerle mahkemeye başvurması ile başlar. Mahkeme ise sunulan belgeleri detaylıca inceleyerek geçici mühlet yönünde karar verebilir. Belgelerin eksik veya usule uygun olmaması ise başvurunun reddine neden olabilir.
Konkordato Süreci Nasıl İşler?
İİK Madde 287-294 kapsamında konkordato süreci geçici mühlet, kesin mühlet, alacaklılar toplantısı, mahkeme onayı ve uygulama olmak üzere 5 aşamadan oluşur. Bu aşamaları şöyle açıklamak mümkündür:
- İİK Madde 287 kapsamında mahkeme borçlunun konkordato başvurusunu inceleyerek üç ay süre ile geçici mühlet verebilir. Gerekli durumlarda geçici mühlet süresinin 2 ay daha uzatılması mümkündür. Bu aşamada sürecin yönetilmesi için konkordato komiseri atanır. Komiser, konkordato takip sürecinde mali işlemleri izleme yetkisine de sahiptir.
- İİK Madde 289 uyarınca geçici mühletin sonunda, konkordatonun başarısı mahkeme tarafından değerlendirilir. Ardından 1 yıl süreyle kesin mühlet verilebilir. Bu 1 yıllık süre uzatma ile 18 aya kadar uzatılabilir.
- Konkordato komiseri olarak atanan görevli, alacaklılarla bir toplantı yaparak konkordato ön projesini oylamaya sunar.
- Alacaklıların çoğu söz konusu projeyi kabul ederse mahkeme İİK Madde 308 kapsamında konkordato için onay verir.
- Konkordato onaylandığında borçlu, onaylanan ödeme planına uygun şekilde borçlarını öder.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2024/456 E., 2025/123 K. kararında da belirtildiği üzere konkordato sürecinin tamamen şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi gerekir.
Kimler Konkordato Talep Edebilir?
İİK Madde 285’e göre, iflasa tabi borçlular, iflasa tabi olmayan borçlular ve alacaklılar konkordato talebinde bulunabilir. İflasa tabi borçlular olarak adlandırılan kesim şirketler ve kooperatiflerden oluşan tacirler ile iflasa tabi gerçek kişilerdir. İflasa tabi olmayan borçlular ise maaşlı çalışanlar gibi gerçek kişilerdir. İflasa tabi olmayan gerçek kişiler adi konkordato talebinde bulunabilir. İİK Madde 285/2 uyarınca alacaklılar da borçlunun adına olmak şartıyla konkordato talebinde bulunabilir.
Konkordato Süresince Şirketler Ne Yapmalı?
Konkordato sürecindeki şirketlerin bazı hususlara mutlaka dikkat etmesi gerekir. Bunlardan ilki konkordato komiseri ile işbirliği yapmaktır. Daha açık ifade etmek gerekirse şirketlerin konkordato komiserinin raporlama ve denetim taleplerine uyması, mevcut mali durumla ilgili tüm bilgileri eksiksiz olarak sunması ve ödeme planına uygun şekilde hareket etmesi çok önemlidir. Ayrıca bu süreçte yeni borçlardan kaçınmalarında ve uzman bir avukattan yardım almalarında fayda vardır.
Konkordato sürecinde şirketlerin mali disiplin edinmesi, komiserle işbirliği yapması ve süreçte şeffaf olması dışında uzman bir avukattan destek alması da önerilir. Çünkü uzman avukat desteği hem dava hem de itiraz süreçlerinin doğru şekilde yönetilmesi için oldukça faydalıdır.
Konkordato Talebinde Bulunmanın Avantajları Nelerdir?
Borçlular ve alacaklılar için ayrı ayrı avantajlar sunan konkordato süreci, iflastan korunma, borç yapılandırması ve alacaklıların haklarının korunması avantajları ile bilinir. Konkordato, borçlunun iflas sürecinin olumsuz etkilerinden kurtulup faaliyetlerine devam edebilmesini sağlar. Ayrıca bu süreçte mevcut borçlar vadeli olarak yapılandırılabilir veya indirimle daha kolay ödenecek hale getirilebilir. AYM, 2023/1234 E., 2024/567 K. kararında da konkordatonun adil bir mali çözüm sunduğu ve borçlu-alacaklı dengesini koruduğu vurgulanmıştır.
Alacaklılar için de alacaklarının en azından belli bir kısmını kurtarabilme avantajı sunan konkordato her iki tarafın da süreci minimum zarar ile atlatmasına yardımcı olacak niteliktedir. Bunların yanı sıra konkordato borçlulara farklı olanaklar da tanır. Örneğin, bu süreçte geçici mühlet kararı ile haciz işlemleri durdurulduğundan borçlu haciz korumasına sahip olur. Bunun yanı sıra şirketler konkordato süreçlerinde ticari olarak faaliyette bulunmaya devam edebilir. Böylece gelir elde etme süreci aksamaz ve borcun ödenmesi kolaylaşır.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, Madde 285-294, 308.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Kararları (2024/456 E., 2024/789 E., 2024/1234 E.).
- Anayasa Mahkemesi Kararı (2023/1234 E., 2024/567 K.).
- Resmi Gazete, 02.08.2024, Sayı: 32620.






