Aile Mahkemesi
Türk hukuk sisteminde aile hukukundan doğan uyuşmazlıkların çözümü için kurulan Aile Mahkemelerinin temel önceliği çocuğun üstün yararı ve ailenin korunması ilkesidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile düzenlenen Aile Mahkemeleri, aile davalarında hızlı ve adil çözümler sunmayı amaçlar.
İçindekiler
Aile Mahkemesi Nedir?
4787 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre kurulmuş özel bir mahkeme olan Aile Mahkemesi, aile hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıkların çözümünü sağlamakla görevlidir. Genellikle boşanma, nafaka, velayet, mal rejimi ve diğer ailevi konularda yetkili olan Aile Mahkemeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde karar verir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı bölgelerde ise söz konusu davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri bakar. Aile Mahkemelerinde sosyal hassasiyet konularında uzman olan hâkimler görev alırken ihtiyaç halinde pedagog ve sosyal hizmet uzmanlarının desteği de alınır.
Aile Mahkemeleri Nerede Bulunur?
4787 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından belirlenen il ve ilçelerde kurulan Aile Mahkemeleri, Türkiye’deki birçok büyük il ve ilçede bulunur. Sayıları ise ilin veya ilçenin büyüklüğüne göre farklılık gösterir. Adliye binalarında faaliyet gösterdiği için Adliye Aile Mahkemesi olarak da bilinen bu özel mahkemeler, dosya işlemlerini UYAP sistemi üzerinden yürütür. HMK madde 6’ya göre yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri ya da tarafların ortak ikametgahına göre belirlenir.
Aile Mahkemesi Hâkimleri
Aile Mahkemelerinde görev alacak olan hâkimler, HSK tarafından atanır. Aile hukuku alanında deneyimli olan bu hâkimler, 4787 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre, aile hukukuna ilişkin özel olarak eğitim almış ya da bu alanda uzmanlaşmış hâkimlerden seçilir. Aile Mahkemesi hâkimleri genellikle tek başına karar verir. Fakat ihtiyaç halinde psikologlar, pedagoglar ve sosyal hizmet uzmanları ile işbirliğine gider. Aile Mahkemesi hâkimlerinden beklenen, çocuğun üstün yararı ve aile bütünlüğünü koruma ilkesine uygun kararlar vermeleridir. Yargıtay ise hâkimlerin bu ilkelere uygun şekilde karar verip vermediğini denetler.
Nöbetçi Aile Mahkemesi Nedir?
Aile Mahkemesi adli tatil nedeniyle çalışmadığında, diğer devlet kurumları ile birlikte resmi tatilde olduğunda veya mesai saatleri dışında olduğunda devreye Nöbetçi Aile Mahkemesi girer. Nöbetçi Aile Mahkemeleri, acil aile hukuku uyuşmazlıklarını çözmek için görev yapar. Örneğin, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilmesi gereken koruma kararı gibi acil durumlarda devreye Nöbetçi Aile Mahkemeleri girerek, ihtiyaç duyulan kararın vakit kaybetmeden çıkmasını sağlar. Genellikle her adliyede bir adet Nöbetçi Aile Mahkemesi bulunur ve bu mahkemeler HSK tarafından belirlenen sırayla görev yapar. Acil geçici velayet talepleri de yine bu mahkemeler tarafından değerlendirilir.
Aile Mahkemesinin Görevleri Nelerdir?
4787 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre aile hukuku kapsamında meydana gelen uyuşmazlıklar, Aile Mahkemesi’nin konusudur. Aile Mahkemelerinin başlıca görevlerini ise şöyle sıralamak mümkündür:
- Boşanma ve ayrılık davalarının karara bağlanması.
- Velayet, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıklarının çözümü.
- 6284 sayılı kanun kapsamında, aile içi şiddet vakalarında koruma kararlarının alınması.
- Soybağı, vesayet ve evlat edinme davalarının görülmesi.
- Nişan bozulmasından doğan tazminat gibi aile hukukuna ilişkin diğer uyuşmazlıkların çözümü.
Aile Mahkemesi Davaları Nelerdir?
Aile Mahkemesinin baktığı başlıca dava türleri boşanma ve ayrılık davaları, nafaka davaları, velayet davaları mal rejimi davaları, koruma kararı davaları ve diğer davalardır. Bunları şu şekilde açıklamak mümkündür:
- TMK 161 ve 166’ya göre boşanma ve ayrılık davaları, zina, terk, akıl hastalığı ya da anlaşmalı boşanma davalarını kapsar.
- TMK 175 ve 328’e göre nafaka davaları, yoksulluk nafakası – yardım nafakası ya da çocuk için iştirak nafakasını kapsar.
- TMK madde 336’ya göre velayet davaları, çocuk/çocukların velayetinin belirlenmesi ya da değiştirilmesini kapsar.
- TMK 202 ve 231’e göre mal rejimi davaları, mal paylaşımı, katkı payı ya da katılma alacağı davalarıdır.
- 6284 sayılı Kanun, Madde 5 kapsamında görülen, koruma kararı davaları, aile içi şiddete karşı koruma kararlarını kapsar.
- Soybağı, isim değiştirme, evlat edinme ya da nişandan dönme davaları da Aile Mahkemelerinde görülen diğer davalar arasındadır.
Aile Mahkemesine Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma davalarında yetkili Aile Mahkemesi, TMK madde 168’e göre, tarafların son 6 ay birlikte yaşadığı yer ya da davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Aile Mahkemesine boşanma davası açabilmek için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 118-123 maddelerinde belirtilen hususlara uygun bir dilekçe hazırlanmalıdır. Dilekçede mahkemenin adı, tarafların kimlik bilgileri, boşanma nedenleri, talepler ve deliller yer alır. Dilekçe hazırlandıktan sonra, Harçlar Kanunu Madde 27 uyarınca, dava harcı ile gider avansı mahkeme veznesine yatırılır. Harçlar yatırıldıktan sonra ise dilekçenin Aile Mahkemesine fiziksel olarak ya da UYAP üzerinden sunulması gerekir. Aile Mahkemesine dava açma sürecinin son basamağını ise tensip zaptı oluşturur. Mahkeme sunulan dilekçeyi inceleyerek duruşmanın tarihini belirler. Ardından da tensip zaptı hazırlar.
Aile Mahkemesine Nasıl Başvurulur?
Dava dilekçesi ile başvuru yapılabilen Aile Mahkemesine koruma kararı gibi özel taleplerle de başvurmak mümkündür. Başvuru, UYAP üzerinden elektronik ortamda yapılabileceği gibi mahkeme kalemine dilekçenin sunulması şeklinde fiziksel olarak da yapılabilir. Aile içi şiddet gibi acil durumda ise 6284 sayılı Kanun uyarınca doğrudan mahkemeye ya da kolluk kuvvetlerine başvurulabilir. Aile Mahkemesine başvuru, avukat olmadan da yapılabilir. Fakat sürecin doğru yönetilmesi için hukuki destek almakta fayda vardır. Bu süreçte taraflar avukat ile devam etmek isterse ödeyecekleri ücret, güncel Aile Mahkemesi vekalet ücreti olup Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenir.
Aile Mahkemesinde Dava Açma Süreci
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre, Aile Mahkemesi’nde dava açma süreci yazılı yargılama usulüne tabidir. Aile Mahkemesinde dava açma süreci şu adımlardan meydana gelir:
- Davacı dava dilekçesini, davalı ise davalı cevap dilekçesini mahkemeye sunar. Dilekçe sunumu HMK madde 129 ve 136’ya göre yapılır.
- Mahkeme dava şartlarını ve ilk itirazları ön inceleme ile değerlendirir. Ardından HMK madde 137 ve 140 uyarınca, arabuluculuk ya da sulh önerilir.
- Tahkikat aşamasında ise deliller toplanır, tanıklar dinlenir, bilirkişi ya da pedagog raporları alınır. Tüm bunlar HMK madde 14 – 183 kapsamında gerçekleşir.
- Hüküm aşamasında ise HMK madde 294 – 297 kapsamında, mahkeme sunulan delilleri değerlendirerek karara varır. Karar ise taraflara tebliğ edilir.
Aile Mahkemelerinde Arabuluculuk (Sulh, Boşanma Arabuluculuğu)
Aile Mahkemelerinde arabuluculuk 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa paralel olarak uygulanır ve her davada zorunlu değildir. Örneğin, boşanma davalarında arabuluculuk zorunlu değilken mal paylaşımı, nafaka, velayet gibi maddi talepler için arabuluculuk önerilir. Bununla birlikte taraflar, arabulucuya başvurur ve anlaşma sağlarsa, bu durum mahkeme tarafından onaylanır. HMK madde 140’a göre sulh ise dava sırasında da mümkündür. Örnek olarak, tarafların nafaka miktarında anlaşmaya varması halinde dava sulh yoluyla kapanır.
Aile Mahkemesinin Özellikleri ve Yargılama Usulü
Aile Mahkemelerinin en önemli özelliklerinden biri hâkimlerdir. Bu mahkemelerde görev alan hâkimler, aile hukuku alanında eğitimli olup ihtiyaç halinde sosyal uzmanlarla işbirliği yapar. Bununla birlikte TMK madde 336 uyarında Aile Mahkemelerinde çocuğun üstün yararı ilkesine sadık kalınarak, velayet ve nafaka kararları verilir. 4787 sayılı kanunun 7. maddesine göre, Aile Mahkemelerinde duruşmalar gizlilik ilkesi gereği kapalı yapılır. Yargılama ise oldukça hızlıdır. Çünkü, Aile Mahkemelerinde dava konuları hassas olup hızlı karar vermeyi gerektirir.
Aile Mahkemesinin Görevsizlik Kararı
HMK madde 115’e göre, Aile Mahkemesi, davanın kendi görev alanına girmediğini tespit ederse görevsizlik kararı verir. Örneğin, bir miras davası yanlışlıkla Aile Mahkemesinde açılmışsa görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilir. Görevsizlik kararı, mahkemenin resen incelemesiyle veya tarafların talebiyle verilebilir.
Aile Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf ve Temyiz Başvurusu
İstinaf ve temyiz, Aile Mahkemesi kararlarına karşı, HMK’da öngörülen kanun yollarıdır. İstinaf için Aile Mahkemesi kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemesine (BAM) istinaf başvurusu yapılır. Aile Mahkemesi istinaf süresi ise tebliğden itibaren 2 haftalık süreyi kapsar. İstinaf başvurusunun ardından BAM, HMK madde 353 kapsamında mahkemenin kararını bozabilir, onayabilir ya da yeniden hüküm kurma yoluna gidebilir.
Temyiz başvurusu ise HMK 361’e göre, BAM kararlarına karşı Yargıtay’a yapılır. Aile Mahkemesi davaları için temyiz süresi, BAM kararının tebliğinden itibaren 2 haftadır. Temyiz başvurusu ile sadece kanunların hatalı uygulanması gibi hukuka aykırılıklar incelenir.
Kaynaklar:
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, Madde 2, 4, 5, 7.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Madde 161-166, 175, 202, 231, 328, 336.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Madde 115, 118-183, 341-373.
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, Madde 5.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları.






