GenelGenel Hukuki BilgilerHukuki Makaleler

Vergi Uyuşmazlıklarında İzaha Davet

Kamu hizmetlerinin giderlerine harcanmak üzere devletlerin gelir kaynağı yaratması gerekir. Bu gelir kaynaklarının en temel ve en köklü kalemini vergiler oluşturur.

Vatandaşlarından vergi toplamak, devletin egemenlik hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. Vergilerin toplanması usulü ise modern toplumlarda keyfiliğin ve aşırılığın önüne geçilebilmesi adına sıkı kurallara tabi tutulmuştur.

Vergi uyuşmazlığı kavramı, vergi mükellefi olan vatandaş ile vergi toplayan kamu kolu arasında yaşanan hukuki ihtilafı anlatır.

Bu anlaşmazlıklar yargısal yollara başvuru ile çözülebileceği gibi doğrudan idare ile mükellef arasındaki ikili zeminde de çözülebilmektedir.

Vergi hukuku alanında yargı yükünün hafiflemesi, süreçlerin hızlanması ve mağduriyetlerin kaynağında giderilebilmesi adına getirilen idari düzenlemelerden birini izaha davet müessesesi oluşturur. 

İzaha Davet Nedir?

İzaha Davet Nedir?

İzaha davet, vergi konusunda yetki sahibi kamu kuruluşu ve memurlarının harici olarak yaptığı incelemelerde tespit ettiği olağan dışı hareketlerin ve vergilendirilmemiş kazanç şüphesinin tespit edilmesi durumunda doğrudan mükellefin kendisine başvurularak durumun izahının istenmesinden ibaret olan bir idari işlemdir.

Bu şekilde kamu, mükellefine karşı yaptırım uygulamadan önce savunmasını alarak durumun açıklaması var ise inceleyebilmektedir.

Aynı şekilde mükellef de kendisine uygulanabilecek cezaya karşı dava açarak mahkemeler üzerinden hukuki süreç yürütmektense savunmasını doğrudan verebilecektir.

İzaha davet sürecinin başlaması için herhangi bir ihbara, komisyon sevkine veya detaylı incelemeye gerek yoktur. Tespit edilen işlemlere karşı ilk olarak mükellefe izaha davet tebliği yapılır.

Bu tebligatın teslim alınmasından itibaren 30 günlük süre içerisinde mükellef izaha davet yazısına cevap vermelidir.

İzaha davet mekanizmasına ilişkin detaylı yasal düzenleme yapılmış, görece hukukumuza yeni girmiş olan bu kavram üzerinden uygulamada karışıklık meydana gelmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

Vergi Usul Kanunu 370. maddede “Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir…” hükmü yer alır ve aynen yer verilen kısmın devamında da geniş düzenlemelerle bu husustaki hukuki çerçeveyi belirler.

İzaha Davetin Şartları

VUK 370 izaha davet hususunu düzenlerken bir takım şartlardan söz etmiş, vergi mükellefleri aleyhine keyfiyetle işlem yapılmasının önüne geçmek istemiştir. Bu şartlar şu şekilde sıralanır:

  • Vergi ziyaı yönünde kuvvetli belirtiler olması: İzaha davetin ön şartı, mükellefin vergi kaçırıyor veya usulsüzlük yapıyor olabileceğine dair kuvvetli belirtilerin var olmasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan belirti, mükellefin banka hesaplarına gelen veya yatırılan para miktarı ile vergilendirilmiş kazancı arasında ciddi bir fark olmasıdır.
  • Ön tespit yapılması: Belirtilerin fark edilmesinin ardından izaha davet işlemlerine geçilmeden önce yetki sahibi merci tarafından ön tespit işleminin gerçekleştirilmesi, bir diğer anlatımla iddianın somutlaştırılması gerekir.
  • İhbar veya şikayet yokluğu: Hakkında inceleme yapılan mükellef aleyhine bir ihbar veya şikayet olmamalıdır. İhbar ve şikayet halinde işletilecek idari yol farklıdır.
  • Takdir komisyonu sevkinin olmaması: Mükellefin takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması halinde izaha davet kurumu işletilebilecektir. 

İzaha Davette Ön Tespit Nedir? Nasıl Yapılır? 

İzaha davette ön tespit, mükellef hakkında incelemenin ve tespitlerin yapılarak iddiaların somutlaştırıldığı aşamadır. Yetkili merci mükellef hakkında yapacağı incelemeyi izaha davet ön tespit tutanağı ile kayıt altına alır.

Ön tespit sürecinde doğrudan veya dolaylı olarak elde edilen veri, bulgu ve şüpheli işlemler tek tek kayıt altına alınarak mükellefin önüne koyulmak için hazırlanır. Yetkili komisyonun ön tespit incelemesi neticesinde izaha davet yazısı mükellefe gönderilir.

Bu yazı mükellefe e-GİB üzerinden e-tebligat olarak gönderileceğinden ilgili sistemlerin ve e posta entegrasyonunun kontrol edilmesi oldukça önemlidir.

İzaha Davet Yazısında Bulunması Gereken Unsurlar

İzaha davet yazısında ilk olarak ön tespit tutanağı ile birlikte tespit edilen hususlara ilişkin açıklama bulunmalıdır. Mükellef, ne için ve hangi sebeple izaha davet edildiğini açıkça anlayabilmeli, buna göre savunmasını bildirmesi için fırsat tanınmalıdır.

İzaha davet süresi de davet yazısının esaslı unsurlarındandır. Davet yazısında tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süre içerisinde mükellefin ilgili işlemlere ilişkin izah yapabileceği bilgisi bulunur.

İzah yapılmaması halinde sonuçlar ve gerçekleştirilecek işlemlere ilişkin ihtar ile bilgilendirme yazısı da içerik itibariyle bulunması zorunlu hususlardandır.

Son olarak komisyonun değerlendirme yapacağı, izahın neticesinde bildirilen husus makul ve anlaşılır bulunur ise incelemenin sonlandırılacağı açıklaması da izaha davet yazısında bulunması gereken unsurlardandır.

İzaha Davete Cevap Verilmezse Ne Olur?

İzaha davet yazısına süresinde verilecek cevap 45 gün içerisinde komisyonca değerlendirilerek karara bağlanır ve mükellefin olumsuz kararlara karşı dava açma hakkı devam eder.

Ancak cevap verilmez ise, davet ile bildirilen kalemlerdeki vergi ziyaının beyan edilmesi ve ilgili bedellerin ödenmesi söz konusu hale gelir. İzaha davet düzeltme beyannamesi verilmesi halinde ise mükellef, izaha davet süreci neticesinde ödenecek vergi ziyaı cezası indiriminden faydalandırılır. 

İzaha Davet Kısa Cevap Dilekçesi Örneği

İzaha davet cevap dilekçesi örneği şu şekilde gösterilebilir: 

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

…… DEFTERDARLIĞI

……. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE

 

BEYANDA BULUNAN: (Mükellefin ismi, soyismi, kimlik numarası ve adresi)

 

AÇIKLAMALAR

 

Tarafıma gönderilen …….. sayılı izaha davet yazısı …… tarihinde tebliğ olunmuştur. İlgili yazıya 30 günlük yasal süresi içerisinde cevaplarımı sunuyorum. Şöyle ki;

 

Davet yazısında 2024-25 dönemi ….. ve …… ayları arasında vergilendirilmemiş …… işlemlerine ilişkin izahım istenmiştir. Bu dönemlerde …………………… (bu kısımda kazancın vergilendirilmesi gerekmediği, kazanç olmadığı veya hali hazırda vergilendirilmiş olduğuna ilişkin savunma ve açıklamalar yer almalıdır.)

 

Bu sebeplerle yapmış olduğum izahımın kabulü ile incelemenin sonlandırılmasını talep ederim.

İzahın Reddi Üzerine Açılabilecek Davalar

İzahın Reddi Üzerine Açılabilecek Davalar

Maliye bakanlığı izaha davet işlemlerine karşı doğrudan dava açılması mümkün değildir. İzaha davet işlemi, bir hazırlık ve alternatif çözüm yolu niteliğinde olduğundan sırf davete karşı bir dava açılmasının hukuki zemini yoktur. Ancak izahın reddi halinde mükellefin zararına meydana getirilen bir idari işlemin meydana geldiğini söylemek mümkündür.

Bu durumda mükellef, pişmanlık ve düzeltme gibi hukuki yollarla ödeyeceği vergi ziyaı cezasını azaltmayı tercih ederek yapılan değerlendirmeyi kabul edebilir veya işlemi kabul etmeyerek iptal talepli bir vergi davası ikame edebilir.

Vergi davalarında idari işlem dava konusu edildiğinde yürütme kendiliğinden durduğundan idari davalar gibi yürütmenin durdurulması talebinde bulunmak ve kararı beklemek gerekmez.

Dava açıldığında idare tarafından yapılacak cezai işlemler, dava sonucuna kadar bekletilecektir. Vergi ve idare hukuku, özel uzmanlık gerektiren geniş hukuk dallarıdır.

Sinan Eroğlu Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, müvekkillerine bu alandaki tecrübesi ile hizmet vermeyi sürdürmektedir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İzahın reddi kararının ardından açılacak davalarda yetkili mahkeme, kararı veren komisyonun bağlı bulunduğu vergi dairesi ile aynı yerde bulunan mahkemedir.

Görevli mahkeme ise vergi mahkemeleridir. Örneğin İstanbul Ümraniye Vergi Dairesine bağlı komisyonun izahın reddi kararına karşı açılacak dava, İstanbul Anadolu Vergi Mahkemelerinde açılmalıdır. 

Dava Açma Süresi

Vergilere ilişkin yetkili mercilerin yaptığı işlemler idari işlem niteliğindedir. İdari işlemlere karşı dava açma süresi otuz gündür.

Bu hususta özel bir düzenleme olmadığından, idari dava açma süresi olan otuz günlük süre içerisinde dava açılması gerekmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu