Genel

Doktor Hatası (Malpraktis) Nedir?

Son dönemlerde medyada da oldukça sık sorulan, doktor hatası (malpraktis) nedir? sorusu ülke gündemini de oldukça meşgul eder hale gelmiştir. Siyasetin de gündeminde olan bu konu hakkında mevzuat çalışmalarının devam ettiği biliniyor. Yakın bir zamanda da bu konu hakkında bir düzenleme yayınlanacağı söyleniyor.

Malpraktis Nedir?

Esasen, tek başına malpraktis kelimesi, doktor hatası anlamına gelmez. Malpraktis kelimesi köken itibariyle Fransızcaya dayanıyor. Mal, kötü anlamına; praktis, uygulama anlamına geliyor. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, malpraktis kelimesi, kötü uygulama anlamına geliyor.

Malpraktis kelimesi, bütün meslekler için de kullanılabilir. Halk arasında bilenen tabiriyle doktor hatasının literatürdeki karşılığı olan tıbbi malpraktis kavramının kullanılması daha doğru olabilir. Tıbbi malpraktis; tıbbi kötü uygulama anlamına geliyor.

Malpraktis Nedir? 
Malpraktis Nedir?

Tıbbi Malpraktis Nedir?

Tıbbi malpraktis’in çok fazla tanımı vardır. Detaylı bir tanım yapmak gerekirse, tıbbi malpraktis, sağlık personelinin; kasıt, kusur veya ihmal ile standart uygulamayı yapmaması ve kalite standartlarını takip etmemesidir.

Bilgi veya beceri eksikliği ile yanlış veya noksan bir teşhiste bulunması, yanlış tedavi uygulaması veya hastaya tedavi vermemesi, üzerine oluşan ve zarar meydana getiren fiil, şeklinde tanımlanabilir.

Tanım itibariyle, oldukça geniş bir kavram olduğu aşikardır. Görüldüğü üzere, sağlık personeli, birçok nedene dayanarak tıbbi kötü uygulama sonucunun ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.

Tıbbi Malpraktis Sorumluluk ve Yetki

Tıpta yanlış uygulama konulu Marbella Bildirgesi, standart tıbbi uygulama ve standart bakım ve uygulama konularında yetki ve sorumlulukların nasıl olacağına dair düzenlemeler getirmiştir. Tıbbi malpraktisin hukuki boyutu sebebiyle, yetki ve sorumlukların net bir şekilde ortaya konulması, son derece önemlidir.

Yetki ve sorumluluk açısından, Türkiye’de de birtakım çalışmalar yapılmış olsa da henüz tıbbın her uzmanlık dalı için belirlenmiş, standart tanı ve tedavi protokolleri maalesef bulunmuyor.

Komplikasyon Nedir?

Tıbbi uygulamalarda oluşabilecek, normal sapmalara ve risklere, komplikasyon denir. İzin verilen riskin, tıbbi karşılığıdır.

Komplikasyon Nedir?
Komplikasyon Nedir?

Tıbbi Malpraktis ve Komplikasyon Farkı

Bütün tıbbi girişimler, içerisinde belirli bir risk unsuru taşıyor. Komplikasyon; yapılan tıbbi müdahale ile direkt olarak ilişkili olan, hastayı etkileyen, kasıt ya da ihmal eylemleriyle sebebiyet verilmeyen ve hasta tarafından bilinen, istenmeyen durumların ortaya çıkması şeklinde tanımlanabilir.

Eğer bir tıbbi işlem komplikasyon ise orada malpraktisten söz edilemiyor. Tıbbın kötü uygulanması şeklinde ortaya çıkan bir zarardan ziyade tıbbın içerisinde var olan risk unsuru sebebiyle ortaya bir zararın çıkmasından söz edilebilir. Eğer ortada bir komplikasyon varsa, işlemi uygulayan kişi hakkında hukuki, mali ve idari sorumluluğun doğmasından söz edilemiyor.

Günümüz hukuk anlayışında, hekimler ve diğer sağlık personeli, çalışmalarını komplikasyon yani izin verilen risk kavramı çerçevesinde yerine getirirler.

Komplikasyonun Malpraktis Olması

Tıbbi işlemi gerçekleştiren doktor veya sağlık çalışanı, zararın nedeni komplikasyon dahi olsa, gerçekleştirdikleri iş ve işlemlerde, gerekli özeni gösterilmeli ve uygun tedbirleri alınmalıdır.

Eğer, ortaya çıkan komplikasyon; zamanında fark edilmemişse, fark edilmesine rağmen gerekli önlemler alınmamışsa ve fark edilip önlem alınmasına rağmen, yerleşmiş olan standart tıbbi girişimde bulunulmamışsa, bu durumda malpraktis yani tıbbi kötü uygulamanın ortaya çıktığından söz edilebilir.

Komplikasyon ile tıbbi malpraktis ayrımının yapılması kolay değildir. Her tıbbi işlem için konunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Tıbbi branşlar itibariyle tanı ve tedavi standartlarının belirlenmesi ve hangi sonuçların komplikasyon ya da hangi sonuçların tıbbi malpraktis olduğu konusunun sınırlarının belirlenmesi gerekir.

Tıbbi Malpraktis Hangi Branşlarda Daha Çok Görülüyor

Son yıllarda, Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tıbbi malpraktis davalarının sayısının epeyce arttığı gözlemleniyor. Özellikle, 2011 ile 2022 yılları arasında, tıbbi malpraktis davalarının sayısında bir yükselme trendi olduğu söyleniyor.

Tıbbi malpraktis davaları, özellikle;

  • Acil servis bölümünde,
  • Kadın doğum bölümünde,
  • Ortopedi bölümünde,
  • Genel cerrahi bölümünde, oldukça yoğun bir seyir izliyor.

Son dönemlerde, davalar sebebiyle, uzmanlığını almış olan hekimler, özellikle bu branşlara girmekten imtina etmeye başladılar. Bu sebeple, çok önemli olan bu branşlarda da hekim sayısı gittikçe azalıyor.

Malpraktis Davalarını Arttıran Etkenler

Bu etkenler;

  • Bilginin yaygınlaşmasıyla birlikte tıbbi bilginin artması,
  • Tıbbi teknolojinin gelişmesiyle birlikte yeni tedavi yöntemlerinin ortaya çıkması,
  • Hekimler üzerindeki baskıların artması,
  • Medyanın bu alana dikkat çekmesi, gibi sebepler artan davaların başlıca sebepleri olarak gösterilebilir.

Malpraktis davalarının artmasının sebepleri arasında daha birçok etken sayılabilir. Yukarıda sayılanlar en temel sebepler olarak geçiyor. Artan dava baskıları sebebiyle, hekimlerde, defansif tıp anlayışının geliştiği de gözlemleniyor.

Defansif Tıp Nedir?

Hekimlere yönelik olarak artan davalar sebebiyle, hekimler, dava ile uğraşmamak için, yapılacak olan iş veya işlemlerinde risk almayarak bunlardan kaçınmaya çalışıyor. İş bu durum defansif tıp olarak tanımlanıyor.

Defansif Tıp Nedir?
Defansif Tıp Nedir?

Tıbbi Eylemin Hukuka Elverişliliği

Bir tıbbi eylemin hukuka elverişli olması için gerekli olan bazı şartlar vardır. Bunlar; tıp mesleğinin yapılabilmesi için kanun tarafından yetkili kılınmış olunması, hastanın rızasının alınması ve yapılacak olan tıbbi müdahalenin, kişiyi tedavi etmek amacına yönelik olması, gerekir. Yapılmış olan tıbbi müdahale, eğer bu şartları taşıyorsa, artık hekimin sorumluluğundan bahsedilmez.

Malpraktis Sonucu Sorumluluk Doğan Alanlar

Hekim ya da sağlık çalışanının, yapmış olduğu tıbbi kötü uygulama sebebiyle sorumlu olacağı alanlar dört başlık altında özetlenebilir. Bunlar; tazmin sorumluluğu, ceza sorumluluğu, idari sorumluluk ve meslek kuruluşlarına karşı sorumluluk, olarak ayrılabilir.

Görüldüğü üzere hekim ya da sağlık çalışanlarının yapmış oldukları tıbbi hatalı uygulamalar sonucu olarak, sadece tazminat yükümlülüğü doğmuyor.

Hekimlere, tazminat davalarına karşı kendilerini bir nebze koruyabilmek adına, mesleki mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Eğer bir hekim, tazminat ödemeye hükmedilirse, mali sorumluluk sigortası kapsamında, bu tazminatın yarısı, kurumları tarafından karşılanıyor.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu