Asliye Ceza Mahkemesi Nedir? Hangi Davalara Bakar?
Türk ceza yargı sisteminde, Ağır Ceza Mahkemesinin görevlerine girmeyen hafif ve orta ağırlıktaki suçlara ilişkin davalara Asliye Ceza Mahkemesi bakar. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren bu mahkemeler, ceza hukukunda önemli bir role sahiptir.
İçindekiler
Asliye Ceza Mahkemesinin Görevleri ve Baktığı Davalar
Ceza Muhakemesi Kanunu madde 11 uyarınca, 7 yıl ve daha az hapis cezası ya da adli para cezası gerektiren suçlara ilişkin davalar Asliye Ceza Mahkemeleri’nde görülür. Bu mahkemeler Sulh Ceza Hâkimliği veya Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girmeyen suçlarla ilgilenir. Asliye Ceza Mahkemeleri’nin başlıca baktığı dava türleri basit hırsızlık, tehdit, hakaret, güveni kötüye kullanma, basit yaralama ve trafik suçlardır. Bu suçlara ilişkin kanun maddeleri ve öngörülen cezalar şu şekildedir:
- Basit hırsızlık suçları, TCK madde 141 uyarınca, 7 yıla kadar hapis cezası.
- Hakaret suçları, TCK madde 125’e göre, 2 yıla kadar hapis ya da adli para cezası.
- Tehdit suçları TCK madde 106/1 uyarınca, 2 yıla kadar hapis cezası.
- Güveni kötüye kullanma suçları, TCK madde 155/1’e göre, 2 yıla kadar hapis cezası.
- Basit yaralama suçları, TCK madde 86 uyarınca, 3 yıla kadar hapis cezası.
- Trafik suçları kapsamında taksirle yaralama (TCK 89) veya trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK 179) olup öngörülen cezalar suçun niteliğine göre değişir.
Asliye Ceza Mahkemeleri, tüm bu suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerini yürütür, delilleri değerlendirir ve hüküm kurar. Bu davaların yanı sıra Çocuk Mahkemesi gibi özel mahkemelerin görevine girmeyen davalar da Asliye Ceza Mahkemesinde görülür.
Asliye Ceza Mahkemelerinin Kuruluşu ve Yapısı
5235 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Asliye Ceza Mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından adli yargı teşkilatı içinde kurulur. Her ilde veya ilçede adli ihtiyaçlara uygun bir ya da daha fazla sayıda Asliye Ceza Mahkemesi bulunabilir. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından atanan bir hakimle görev yapan Asliye Ceza Mahkemesi, hakim, savcılık, kalem personeli ve zabıt kâtiplerinden meydana gelir. Adliyelerde faaliyet gösteren bu mahkemeler, dosya işlemlerini UYAP üzerinden yürütür. İhtiyaç halinde ise birden fazla daire kurulabilir.
Asliye Ceza Mahkemesi Davaları Ne Kadar Sürer?
Asliye Ceza Mahkemesinde davaların süresi standart olmayıp suçun niteliğine, delillerin toplanma sürecine, tanık sayısına ve mahkemenin iş yüküne bağlı olarak değişir. Hakaret ve tehdit gibi basit suçlarda dava genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında sonuçlanırken nitelikli hırsızlık gibi daha kapsamlı suçlarda davanın süresi 2 yılı bulabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu 160 – 170 uyarınca, savcılık soruşturma aşamasını tamamladıktan sonra iddianame hazırlanır. Mahkeme ise tensip zaptıyla duruşma takvimini belirler. Duruşmalar, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi raporlarının hazırlanmasıyla ilerler. Öte yandan Asliye Ceza davaları, istinaf ve temyiz başvurusu nedeniyle de uzayabilir. Asliye Ceza Mahkemeleri’nde temyiz ve istinaf süreleri ise farklılık gösterebilir.
Asliye Ceza Mahkemesi Kararlarına Karşı İtiraz ve İstinaf
Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda öngörülen kanun yolları istinaf ve itirazdır. CMK madde 267 ve 268 uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin ara kararlarına itiraz etmek mümkündür. İtirazın bir üst mahkemeye, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılması gerekir. CMK madde 272’ye göre ise Asliye Ceza Mahkemesinin nihai kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemesine (BAM) istinaf başvurusu yapmak mümkündür. Bu başvurunun, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi hem maddi vakıaları hem de hukuki hataları inceleyerek kararı onayabilir, bozabilir ya da düzeltmeye giderek yeniden hüküm kurabilir. Örneğin, bir hakaret davasında yanlış ceza uygulaması istinaf nedeni olarak kabul edilebilir.
Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi Arasındaki Fark
Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi arasında görev alanı, yargılama yapısı ve baktıkları suçların ağırlığına göre farklılıklar vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Asliye Ceza Mahkemesi, 7 yıl ve daha az hapis cezası ya da adli para cezası gerektiren suçlara bakarken Ağır Ceza Mahkemesi ise 7 yıldan fazla hapis cezası gerektiren ağır suçlara ilişkin davalara bakar. (CMK madde 11 ve madde 12; TCK madde 81 ve madde 158) Örneğin, basit yaralamaya ilişkin davalar Asliye Ceza Mahkemesinde görülürken nitelikli yaralama davaları ise Ağır Ceza Mahkemesinde görülür.
- Kamu davasıolarak nitelendirilen ve savcılık tarafından açılan davalar, suçun niteliğine göre Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesinde görülür.
- Asliye Ceza Mahkemesi bir hakimle çalışırken Ağır Ceza Mahkemesinde üç hakimden meydana gelen heyet ile dava görür.
- Asliye ve Ağır Ceza farkı, yargılama sürecinde de ortaya çıkar. Asliye Ceza Mahkemesi davaları genellikle daha hızlı sonuçlanırken Ağır Ceza Mahkemesi davaları, suçların ağırlığı nedeniyle daha uzun sürebilir.
- Her iki mahkemenin kararlarına karşı istinaf ve temyiz yoluna gidilebilir, fakat Ağır Ceza Mahkemesi kararları daha sık temyize taşınır.
Asliye Ceza Mahkemesi ile İlgili Yargıtay Kararları ve Uygulamalar
Yargıtay ceza kararları, Asliye Ceza Mahkemesinin uygulamalarında yol gösterici niteliktedir. Asliye Ceza Mahkemeleri’nin ceza yargılaması ile ilgili bazı Yargıtay kararlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2023/456 E., 2024/123 K. kararına göre, bir hakaret davasında, Asliye Ceza Mahkemesinin sanığın savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle mevcut karar bozulmuş, CMK madde 147 uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmıştır.
- Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2022/789 E., 2023/234 K. kararına göre, basit hırsızlık davasında, Asliye Ceza Mahkemesinin yanlış ceza oranı uyguladığı saptanarak mevcut karar bozulmuş, uygun cezanın TCK 141’e hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2021/456 E., 2022/123 K. kararına göre, tehdit suçunda, Asliye Ceza Mahkemesinin uzlaştırma prosedürünü uygulamadığı saptanmış ve dosya CMK 253 uyarınca bozulmuştur.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2023/2345 E., 2024/1890 K., 15.03.2024 kararına göre, basit yaralama suçunda bir delilinin eksik değerlendirilmesi sonucunda hükmün gerekçesinin yetersiz olduğunu belirterek kararı bozmuştur.
- Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2022/5678 E., 2023/4321 K., 10.11.2023 kararına göre, bir güveni kötüye kullanma davasında zamanaşımı süresinin dolduğu göz ardı edilerek sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, suçun zamanaşımı süresinin dolduğunun tespit edilmesi ile bozulmuştur.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2021/1234 E., 2022/567 K., 25.05.2022 kararına göre, bir hakaret davasında uzlaştırma prosedürünün atlandığı tespit edilmiştir. Bunun sonucunda uzlaştırmanın zorunlu olduğu ve bu usul hatasının hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Tüm bu Yargıtay kararları, Asliye Ceza Mahkemesinin usul ve esas kurallarına uygun hareket etmemesi halinde, mahkeme kararının savunma hakkının ihlali veya uzlaştırma prosedürünün atlanması gibi gerekçelerle bozulabildiğini gösterir.
Asliye Ceza Mahkemeleri, Türk ceza yargı sisteminde hem hafif hem de orta ağırlıktaki suçların çözümünde kritik rol oynayan birimlerdir. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu hükümlerine uygun yürütülen yargılama süreçleri ise adil kararlar verilmesini sağlar. Dava süresi, kanun yolları ve Yargıtay kararları ise bu süreçte tarafların haklarını korurken hukukun üstünlüğünü temin eder.
Kaynaklar:
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Madde 11, 12, 147, 253, 272, 280, 286.
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, Madde 9.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 66, 86, 106, 125, 141, 155.
- Yargıtay 4., 8. ve 15. Ceza Dairesi kararları.
- Yargıtay Kararları Bülteni, 2022, 2024
- Resmi Gazete, 20.12.2023.





