Aile (Boşanma) Hukuku

Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi Örneği (2026)

Velayet: Ebeveynlerin, reşit olmayan çocukları üzerinde eğitim, sağlık, bakım ve koruma gibi hak ve yükümlülüklerini düzenleyen hukuki bir statüdür.

Mahkeme boşanma ya da ayrılığa karar verirken çocuk ve ebeveynleri arasındaki ilişkiyi de düzenler. Ancak boşanma davası sonrası verilen velayet kararları her zaman kesin ve değişmez nitelikte değildir.

 Çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde, değişen yaşam koşulları veya ebeveynin sorumluluklarını yerine getirememesi gibi durumlarda Velayetin Değiştirilmesi Davası açılması gündeme gelebilir.

Bu husus TMK’da şu şekilde düzenlenmektedir: 

Madde 183- Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.

Uygulamada ise; çocuğun bakım ve eğitim koşullarının değişmesi, ebeveynler arası fiilî durumun farklılaşması ya da çocuğun menfaatinin zedelenmesi gibi hallerde Velayetin Değiştirilmesi Davası sıkça görülmektedir.

Bu yazıda, hem uygulamada karşılaşılan örnek durumlara hem de dikkat edilmesi gereken hukuki noktalara değinerek,  yol gösterici nitelikte bir Velayetin Değiştirilmesi Davası çerçevesi sunacağız. 

Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi Yazarken Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir?

Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi Yazarken Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir?

Velayetin değiştirilmesi talepleri, doğrudan çocuğun hayatını etkileyen ve mahkemeler tarafından oldukça hassas değerlendirilen davalardır.

Bu nedenle hazırlanacak dava dilekçesinin hem hukuki temellere dayanması hem de somut olayları açık, anlaşılır ve sistematik bir şekilde ortaya koyması gerekir. 

İşte velayetin değiştirilmesi dava dilekçesi hazırlanırken özellikle dikkat edilmesi gereken temel hususlar:

  1. Çocuğun Üstün Yararı Açıkça Ortaya Konulmalıdır. Velayet ile ilgili değerlendirme yaparken “çocuğun üstün yararı” ilkesini esas alınmalıdır. 
  2. Velayetin Değişmesini Gerektiren Yeni ve Önemli Olgular Belirtilmelidir: Velayet kararının değiştirilebilmesi için önceki karardan sonra ortaya çıkan önemli bir durum değişikliği bulunmalıdır. 
  3. Olaylar Kronolojik ve Somut Şekilde Anlatılmalıdır: Dilekçede genel ifadeler yerine tarih sırasına göre somut olaylara yer verilmesi önemlidir. 
  4. Deliller Açık ve Sistemli Şekilde Sunulmalıdır:  Velayetin değiştirilmesi talepleri yalnızca iddia ile değil, güçlü delillerle desteklenmelidir. Tanık beyanları, okul kayıtları, sağlık raporları, sosyal inceleme raporları, mesaj içerikleri veya resmi belgeler dilekçede ayrı ayrı gösterilmeli ve hangi vakıayı ispatladığı belirtilmelidir.
  5. Hukuki Dayanaklar ve Talep Sonucu Net Olmalıdır: Sonuç ve istem bölümünde velayetin hangi ebeveyne verilmesinin talep edildiği açıkça yazılmalı; varsa iştirak nafakası veya kişisel ilişki düzenlemesi gibi ek talepler de net bir şekilde belirtilmelidir.

Sonuç olarak, velayetin değiştirilmesi dava dilekçesi yalnızca bir başvuru metni değil; mahkemeye sunulan kapsamlı bir hukuki anlatımdır.  

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Nedir?

Velayetin değiştirilmesi davalarında, davanın doğru mahkemede açılması hem usul ekonomisi hem de davanın hızlı ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri görevli veya yetkili mahkemenin yanlış belirlenmesidir. Bu nedenle dava açılmadan önce görev ve yetki kurallarının doğru şekilde tespit edilmesi gerekir.

Görevli Mahkeme: Velayete ilişkin uyuşmazlıklar, aile hukukundan kaynaklandığı için görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. 

Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise davalar, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından aile mahkemesi sıfatıyla görülür. 

Yetkili Mahkeme:  Velayetin değiştirilmesi davasında yetkili mahkeme ise velayet değişikliği talebinde bulunan kişinin oturduğu yer mahkemesidir.Ancak bu kesin yetki değildir.

Velayetin Değiştirilmesi Davasında Süre Var Mıdır?

Türk Medeni Medeni Kanunu’nda velayetin değiştirilmesi için belli bir süre öngörülmemiştir. Velayetin değiştirilmesi çocuğun üstün yararının gerektirdiği her zaman açılabilir. 

Ancak velayetin değiştirilmesi davasında esaslı değişiklik ve süreklilik kriteri öne çıkmaktadır. Şöyle ki; velayetin değişikliğine karar verilmesi için velayet kararından sonra somut durumda esaslı bir değişiklik ortaya çıkmalı ve bu değişiklik süreklilik arz etmelidir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Velayetin Değiştirilemeyeceğine İlişkin Hüküm Konulabilir Mi?

Uygulamada taraflar, anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken velayet konusunda ileride yeniden dava açılmasını önlemek amacıyla “velayetin değiştirilemeyeceği” yönünde hükümler koymak isteyebilmektedir.

Ancak aile hukukunun temel ilkeleri ve Türk Medeni Kanunu’nun yaklaşımı dikkate alındığında, bu tür kayıtların hukuki geçerliliği oldukça sınırlıdır.

Zira velayet, anne – babanın serbest tasarrufuna bırakılmış bir alan değildir. Velayet her zaman çocuğun üstün yararı doğrultusunda mahkeme denetimine tabi olan bir kurumdur.

Türk Medeni Kanunu uyarınca velayet kararları kesin nitelikte olmayıp, çocuğun yaşam koşullarında veya ebeveynlerin durumunda önemli bir değişiklik meydana geldiğinde her zaman yeniden değerlendirilmesi mümkündür. 

Bu nedenle protokole konulan “velayet değiştirilemez” şeklindeki hükümler, mahkemenin ileride açılacak bir velayetin değiştirilmesi davasını incelemesine engel teşkil etmez ve çocuğun menfaati gerektiriyorsa velayet her zaman yeniden düzenlenebilir.

Velayetin Değiştirilmesi Davasının Avukatla Takibi Zorunlu Mudur?

Velayetin değiştirilmesi davalarında avukatla temsil edilme zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar, Aile Mahkemesi nezdinde davayı bizzat açabilir ve süreci kendileri takip edebilirler.

Ancak bu durum, davanın basit veya yalnızca dilekçe verilmesiyle sonuçlanabilecek bir süreç olduğu anlamına gelmez. 

Velayet uyuşmazlıkları; çocuğun üstün yararı, delillerin doğru sunulması, sosyal inceleme raporları, tanık beyanları ve hukuki gerekçelendirme gibi teknik konular içerdiğinden uygulamada çoğu zaman profesyonel hukuki destek alınması tercih edilmektedir.

Özellikle velayetin değiştirilmesi talebinin somut olaylara ve güçlü delillere dayandırılması, dilekçenin hukuki çerçevede hazırlanması ve yargılama sürecinde yapılacak usuli işlemlerin doğru yürütülmesi açısından avukat desteği önemli avantaj sağlar.

Bu nedenle avukatla takip zorunlu olmasa da davanın sağlıklı ve etkili şekilde yürütülebilmesi açısından hukuki destek alınması çoğu zaman faydalı görülmektedir.

Sonuç

Velayetin değiştirilmesi davası, sadece iki ebeveyn arasındaki bir hukuk mücadelesi değil, doğrudan bir çocuğun geleceğini ve huzurunu şekillendiren kritik bir süreçtir.

Türk hukuk sisteminde bu davaların merkezinde yer alan tek bir temel ilke vardır: Çocuğun Üstün Yararı. Mahkemeler, anne veya babanın isteklerinden ziyade, çocuğun hangi ortamda daha sağlıklı bir gelişim göstereceğine odaklanır.

Başarılı bir dava süreci için; değişen koşulların somut delillerle ispatlanması, uzman raporlarının doğru analiz edilmesi ve dilekçenin hukuki bir titizlikle hazırlanması şarttır.

Velayetin statik bir hak olmadığı, çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda her zaman revize edilebileceği unutulmamalıdır.

Hak kaybına uğramamak ve çocuğun geleceğini riske atmamak adına, sürecin her aşamasında uzman görüşü almak en sağlıklı yol olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Velayet davasında çocuğun görüşü alınır mı?

Evet, alınır. Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, “idrak gücüne sahip” (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların mahkemece veya pedagog eşliğinde görüşü alınır. Mahkeme çocuğun tercihini tek başına yeterli görmese de, bu tercihi ciddi bir veri olarak değerlendirir.

Anne yeniden evlenirse velayet doğrudan babaya geçer mi?

Hayır, geçmez. TMK Madde 183’te belirtildiği üzere, yeniden evlenme bir değişiklik sebebidir ancak bu durumun çocuğun menfaatini olumsuz etkilemesi gerekir. Eğer annenin yeni evliliği çocuğun bakımını, eğitimini veya huzurunu bozmuyorsa, sadece evlenmiş olması velayetin elinden alınması için yeterli bir sebep değildir.

Velayeti alan ebeveyn çocuğu diğerine göstermezse velayet değiştirilir mi?

Evet, bu durum “velayetin kötüye kullanılması” olarak kabul edilir. Yargıtay uygulamalarında, çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin sürekli ve haksız yere engellenmesi, velayetin değiştirilmesi için en güçlü sebeplerden biri olarak görülmektedir.

Velayetin değiştirilmesi davası ne kadar sürer?

Davanın süresi; delillerin toplanmasına, sosyal inceleme raporlarının (pedagog/psikolog raporları) hazırlanma hızına ve tanıkların dinlenmesine bağlı olarak değişmektedir. Ortalama olarak 6 ay ile 1,5 yıl arasında sonuçlanmaktadır.

Velayeti kaybeden taraf iştirak nafakası öder mi?

Evet. Velayet kendisine verilmeyen taraf, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Velayet değişikliği kararıyla birlikte mahkeme, yeni velayet sahibine ödenmek üzere bir iştirak nafakasına da hükmeder.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu