Teşhircilik Suçu Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 225. maddesinde düzenlenen “teşhircilik suçu“, “hayasızca hareketler” suçu kapsamındadır. Toplumun genel ahlak anlayışı ile uyuşmayan cinsel davranışların alenen sergilenmesi ile işlenen bu suç, çeşitli cezai yaptırımlar öngörür. Teşhircilik suçunun cezalarla caydırıcı hale getirilmesi ise kamu düzenini ve toplumsal ahlakı korumayı amaçlar. Çünkü özellikle teşhircilik ya da alenen cinsel ilişki gibi eylemler, bireylerin rahatsız olmasına ve toplumsal değerlerin zedelenmesine yol açabilecek niteliktedir.
İçindekiler
Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçu Nedir? (TCK 225)
TCK Madde 225’te düzenlenen hayasızca hareketler suçu, “alenen cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak” şeklinde tanımlanır. Bu suç, kişinin cinsel organlarını ya da cinsel davranışlarını, kamuya açık alanda toplumun ahlak anlayışına aykırı bir şekilde sergilemesi ile meydana gelir. Örneğin; bir parkta ya da sokakta cinsel organını başkalarına gösteren kişi, teşhircilik suçu işlemiş olur. Söz konusu suçun alenen, herkesin görebileceği şekilde gerçekleşmiş olması gerekir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2023/456 E., 2024/123 K. kararlarında da belirtildiği üzere teşhircilik suçunda aleniyet gerekli olup yapılan eylemin belli bir kişi değil belirsiz sayıdaki kişi tarafından görülebilecek konumda gerçekleşmesi gerektiği vurgulanır.
Hayasızca Hareketler Suçunun Unsurları Nelerdir?
Hayasızca hareketler suçunun oluşması gerekli unsurlar, eylem, aleniyet, kasıt ve hukuka aykırılıktır. Bu unsurları şu şekilde açıklamak mümkündür:
- Cinsel ilişki, cinsel organın gösterilmesi ya da toplumun ahlak anlayışına uygun olmayan, alenen mastürbasyon gibi diğer cinsel davranışların tamamı hayasızca hareketler suçu eylemleri olarak kabul edilir.
- Eylemin kamuya açık bir alanda, diğer kişiler tarafından görünecek şekilde gerçekleşmesi gerekir. Dolayısıyla ev gibi özel bir alanda yapılan eylemler, teşhircilik suçunu oluşturmaz.
- Failin, eylemi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi, yani kasıtlı olarak yapması gerekir. Kasıt varlığı ise failin niyeti ve çevresel koşullar incelenerek değerlendirilir.
- Eylemin, toplumun genel ahlak anlayışına aykırı olması da teşhircilik suçunun unsurları arasındadır. Dolayısıyla sanatsal performanslar bu kapsamda değerlendirilmez.
Hayasızca Hareketler Suçunda Cezai Yaptırımlar Nelerdir?
TCK Madde 225’e göre hayasızca hareketler, çeşitli cezai yaptırımlara tabidir. Bu cezalar, caydırıcılık açısından önemli olup kamu düzenini korumayı amaçlar. Mahkeme, teşhircilik suçu işleyen failler için hapis cezasının yanı sıra tedavi amaçlı güvenlik tedbirlerinin uygulanması yönünde de karar verebilir. Örneğin; teşhircilik, psikolojik ya da psikiyatrik bir rahatsızlık ile ilişkili ise mahkeme kararı ile failin bir sağlık kuruluşunda tedavi görmesi zorunlu kılınabilir. Teşhircilik tedavisi ile ilgili kararlar, failin tekrar aynı suçu işleme riskini azaltmak için gerekli görülebilir.
Alenen Cinsel İlişki veya Teşhircilik Suçunun Cezası
TCK Madde 225/1’e göre teşhircilik yapmak ya da alenen sayılacak şekilde cinsel ilişkide bulunmak minimum 6 ay, maksimum 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılan eylemlerdir. Hayasızca hareketler suçu cezası, eylemin ağırlığına göre değişmekle birlikte mahkeme değerlendirme sonucunda üst sınırdan ceza verebilir. Örneğin, bir kişi okul çevresinde teşhircilik yaparsa ceza üst sınırdan uygulanır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2023/2345 E., 2024/1890 K. kararları başta olmak üzere konuya ilişkin pek çok Yargıtay kararı bulmak mümkündür.
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve HAGB
Hayasızca hareketler suçu cezası bazı hallerde adli para cezasına dönüştürülebilir, ertelenebilir ya da Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. Suçun adli para cezasına dönüşebilmesi için TCK Madde 50 uyarınca, maksimum 1 yıl hapis cezası almış olması gerekir. 1 yıldan daha yüksek süreli hapis cezası almış teşhircilik suçlarının adli para cezasına dönüştürülmesi söz konusu değildir. Ayrıca mahkeme, adli para cezasına dönüştürme sürecinde failin ekonomik durumunu dikkate alır.
Teşhircilik suçu cezası, CMK Madde 51’e ertelenebilir. Ancak cezanın maksimum 2 yıl hapis cezası olması gerekir. 2 yıldan daha yüksek hapis cezası alan teşhircilik failleri ve sabıkalılar cezanın ertelenmesi uygulamasından faydalanamaz. HAGB uygulaması ise CMK Madde 231 uyarınca, maksimum 2 yıl hapis cezası alan teşhircilik suçu failleri için geçerlidir. HAGB kapsamında uygun görülen 5 yıl denetim süresinde yeni bir suç işlenmez ise hapis cezası ortadan kalkar. Yargıtay, erteleme ve HAGB kararları verirken eylemin ağırlığını ve failin pişmanlığını dikkate alır.
Şikayet Süresi, Zaman Aşımı ve Uzlaşma
Hayasızca hareketler suçu şikayete bağlı olmadığı için belli bir şikayet süresi yoktur. Suç işlendiğinde CMK Madde 158 kapsamında savcılık tarafından resen soruşturma başlatılır. Teşhircilik suçunda zaman aşımı ise TCK Madde 66’ya göre 8 yıldır. Süre suçun işlendiği tarihten itibaren başlar ve sona erdiğinde dava açılmaması halinde dava açma hakkı ortadan kalkar. CMK Madde 253’e göre teşhircilik ya da hayasızca hareketler suçları uzlaşma kapsamında değildir. Dolayısıyla mahkeme süreçleri zorunludur.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
CMK Madde 11’e göre hayasızca hareketler kapsamına giren suçlar, Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanır. Suçun işlendiği yer mahkemesi de yetkili adli birimdir. Örneğin, teşhircilik suçu İstanbul il sınırları içinde işlenmiş ise görevli mahkeme İstanbul Asliye Ceza Mahkemesidir.
Hayasızca Hareketler Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hayasızca hareketler suçu ile ilgili sıkça sorulan sorular, suçun kapsamını ve sonuçlarını anlamak için oldukça önemlidir. Bu sorular sürecin daha kolay kavranmasına, hangi eylemlerin suç sayıldığına, faillerin ve mağdurların haklarını öğrenmesine yardımcı olurken yaptırımların da daha kolay anlaşılmasını sağlar.
Hayasızca Hareketler Suçunda HAGB Kararı Verilir mi?
TCK Madde 225 kapsamında maksimum 1 yıl hapis cezası alan failler için CMK Madde 231 uyarınca HAGB kararı verilebilir. Fakat teşhircilik cezası öngören eylemin toplumda yarattığı etki ile failin sabıkasının olması HAGB kararını olumsuz etkileyebilir.
Cinsel Taciz ile Hayasızca Hareketler Arasındaki Fark Nedir?
Cinsel taciz suçu, TCK Madde 105 kapsamında olup “bir kişiyi cinsel amaçla rahatsız eden sözlü veya fiziksel davranışlar” olarak tanımlanır ve tamamen mağdur hedeflidir. Hayasızca hareketler suçu ise TCK Madde 225 kapsamında olup aleniyet arz eden cinsel davranışların cezalandırılması ve mağdur hedefli değildir. Örneğin, sokakta cinsel organını gösteren fail teşhircilik, bir kişiye cinsel içerikli mesajlar gönderen fail ise cinsel taciz ile yargılanır.
Parkta veya Araçta Teşhir Durumu Suç Sayılır mı?
Parkta ya da araç içinde başkaları tarafından görünecek şekilde cinsel organ göstermek, aleniyet unsuru taşıdığından dolayı teşhircilik suçu oluşturur. Örnek olarak, bir aracın içinde kamuya açık alanda mastürbasyon yapmak, TCK Madde 225 kapsamında değerlendirilir ve teşhircilik suçu kapsamına girer.
Pantolon İndirme, Mastürbasyon Gibi Davranışlar Bu Suçu Oluşturur mu?
Alenen pantolon indirme, mastürbasyon ya da benzeri cinsel kasıtlı davranışların tamamı hayasızca hareketler suçu oluşturur. Bir eylemin hayasızca hareketler suçu kapsamında olabilmesi için toplumun ahlak anlayışına aykırı olması da gerekir. Dolayısıyla sokakta pantolonunu indiren bir kişi TCK Madde 225 uyarınca cezalandırılabilir.
Hayasızca Hareketler Suçu Şikayete Tabi midir?
Hayasızca hareketler suçu, TCK Madde 225’e göre şikayete bağlı olmadığından savcılık, CMK Madde 158 kapsamında suçun öğrenilmesiyle resen soruşturma başlatır. Bu uygulama suç, kamu düzenini ilgilendirdiği için şikayet aranmaksızın yargılama yapılmasını sağlar.
Kaynaklar:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 50, 66, 105, 225, 253.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, Madde 11, 51, 158, 231.
- Yargıtay 8. ve 12. Ceza Dairesi kararları (2021/789 E., 2021/1234 E., 2022/789 E., 2022/5678 E., 2023/456 E., 2023/2345 E.).






