Miras ve Mirasçılık HukukuHukuki Makaleler

Mirasın Hükmen Reddi (TMK md.605-618)

Türk Medeni Kanunu Madde 605-618 kapsamında düzenlenen, mirasın hükmen reddi müessesesi, mirasçıların, miras bırakanın borçlarından korunmasını amaçlar. Mirasçılar mirası reddederek sorumluluktan kurtulmasını sağlayan mirasın hükmen reddi adlı hukuki yol, miras bırakanın terekesinin borca batık olması, başka bir ifadeyle miras bırakanın borçlarının malvarlığını aşması halinde tercih edilir. Mirasın hükmen reddi uygulaması, mirasın gerçek reddinden tamamen farklı olup mahkeme tespiti gerektirir. 

TMK Madde 605/2, mirasın hükmen reddini, “miras bırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır” şeklinde tanımlar. Hükmen red, miras bırakanın malvarlığının borçları karşılayamayacak durumda olduğu durumlarda tercih edilen uygulamadır. Örneğin, miras bırakan kişinin toplamda 1 milyon TL borcu varken, malvarlığı toplamı sadece 400.000 TL ise mirasçılar mirası hükmen reddedebilir. Bu süreçte borcun, mirastan çok olduğu mahkeme tarafından teyit edilir. Mirasçının mirası hükmen red davası açmaması halinde ise miras bırakanın 600.000 TL’lik borcunu kendi malvarlığından karşılaması gerekir. 

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 606 ve 607 uyarınca gerçek red ve hükmen red olmak üzere iki farklı şekilde yapılır. Gerçek red için mirasçının, miras bırakanın ölümünden itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesine yazılı veya sözlü beyanda bulunması gerekir. TMK Madde 609 kapsamında bu beyan, mirasçının iradesine bağlı olup noter ya da sulh hakimi huzurunda yapılması gerekir. 

Hükmen red ise TMK madde 605/2’ye dayanır ve miras bırakanın terekesinin borca batık olduğu durumlarda tercih edilir. Bunun için mirasçıların mahkemeden hükmen red talep etmesi gerekir. Dolayısıyla mirasın hükmen reddi davası açılır. Bu dava sonucunda mahkeme mirasın hükmen reddine karar verirse, mirasçı veya mirasçılar miras bırakanın hem malvarlığını hem de borçlarını reddetmiş olur.

mirasin hukmen reddi

Mirasın Hükmen Reddi Nasıl Yapılır? 

Mirasın hükmen reddi, dava yoluyla kullanılan bir haktır. Süreç, dava açılması, delil sunumu, mahkeme incelemesi ve karar şeklinde ilerler. Dava açılması için mirasçının TMK Madde 616 kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak mirasın hükmen reddini talep etmesi gerekir. Mirasçı, dava kapsamında miras bırakanın terekesinin borca batık olduğunu gösteren borç belgeleri, icra takipleri, banka kayıtları gibi delilleri mahkemeye sunar. Mahkeme ise terekenin borç durumunu inceler. Ödemeden acziyet durumunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde belli olması durumunda ise miras hükmen reddedilmiş sayılır. Tüm bu süreç sonunda mahkeme hükmen red kararını verirse, mirasçı, miras bırakanın borçlarından sorumlu tutulamaz. 

Hükmen Reddedilmiş Miras Kabul Edilebilir mi? 

TMK Madde 605/2 uyarınca, hükmen reddedilmiş durumda olan miras, otomatik olarak reddedilmiş sayıldığı için mirasçının bu mirası kabul etmesi mümkün değildir. Fakat mirasçı, hükmen red davası açmadan önce gerçek red beyanında bulunmamış ise ve terekenin borca batık olmadığı sonradan ispatlanabiliyorsa, mirasçının mirası kabul etme hakkı devam edebilir. Bu konuda pek çok örnek Yargıtay kararı vardır. Örneğin, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2024/7890 E., 2025/234 K. kararında, mirasın hükmen reddine karar verildikten sonra mirasçının terekeyi kabul etme talebinin reddedileceğini, çünkü hükmen reddin kesin bir sonuç doğurduğunu belirtmiştir.

Mirasın Hükmen Reddinin Şartları Nelerdir? 

Mirasın hükmen reddi şartları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 605/2’de belirtilmiştir. Bu şartları şöyle sıralamak mümkündür:

  • Miras bırakanın ödemeden aczi.
  • Aczin açıkça belli olması ya da resmen tespit edilmesi.
  • Mirasçının talepte bulunması.

Bu şartlar kapsamında miras bırakanın ölümünde tereke borçlarının malvarlığını aşması ve bu acziyet durumunun banka kayıtları veya icra takipleri gibi belgelerle kanıtlanabilir olması gerekir. Bu iki şart oluştuğunda ise mirasçı hükmen red talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesine dava açmalıdır. Bu süreçte herhangi bir şart sağlanmadığında hükmen red uygulamasından faydalanmak mümkün değildir. Örneğin, ödemeden acizlik olarak özetlenebilecek mirasın hükmen reddi şartı sağlanamıyorsa mirasçının bu haktan faydalanması mümkün değildir. 

Mirasın hükmen reddi davası başvurusu için belirli bir süre kısıtlaması yoktur. Başka bir ifadeyle mirasın hükmen reddi süresi olmadığı için dava her zaman açılabilir. Mirasın gerçek reddinde ise mirasçıların, miras bırakanın vefatından itibaren başlayan üç aylık süre dolmadan mirası reddetmeleri gerekir. Dolayısıyla mirasın hükmen reddi ve mirasın gerçek reddi müesseseleri, başvuru süresi açısından birbirinden ayrılır. 

Mirasın Hükmen Reddine İlişkin Dava Neden Açılır? 

Mirasın hükmen reddi davası, mirasçıların miras bırakanın mevcut borçlarından sorumlu olmaması amacıyla açılır. Bu uygulama, mirasçıların mali yükümlülüklerden korunmasını sağlarken aynı zamanda terekenin alacaklılar arasında paylaştırılmasını da düzenler. 

Mirasın hükmen reddi davasının en çok açıldığı durumlar ise şunlardır:

  • Miras bırakanın borçları malvarlığını aşıyorsa.
  • Mirasçının, miras bırakanın borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu olmak istemiyorsa.
  • Terekenin borca batık olduğu açıkça belli değilse ve mahkeme tarafından tespit edilmesi gerekiyorsa.

Mirasın Hükmen Reddine İlişkin Davayı Kimler Açabilir? 

Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 606 uyarınca, mirasın hükmen reddi davasını yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar ve mirasçıların alacaklıları açabilir. Yasal mirasçılar, miras bırakan kişinin eşi, çocukları, torunları, anne-babası veya diğer kan hısımlarıdır. Atanmış mirasçılar ise vasiyetname ile mirasçı tayin edilen kişileri ifade eder.

Mirasın hükmen reddi davası, TMK Madde 618 kapsamında mirasçıların alacaklıları tarafından da açılabilir. Fakat bu durumda alacaklı/alacaklılar, mirasçının borcunu tahsil etmek amacıyla hareket eder. Örneğin, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2024/456 E., 2025/123 K. kararında, mirasçıların alacaklılarının dava açma hakkının, mirasçının borcunu ödememe niyetiyle mirası reddettiği durumlarda geçerli olduğunu vurgulamıştır.

mirasin hukmen reddi tmk

Mirasın Hükmen Reddine İlişkin Dava Kimlere Karşı Açılmalıdır? 

Mirasın hükmen reddi davası, ağırlıklı olarak terekenin alacaklılarına karşı açılır. Söz konusu dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti amacıyla açılacağından karşı tarafın belirlenmesi davanın niteliğine bağlıdır. TMK Madde 616’ya göre hükmen red davası, tereke alacaklıları, diğer mirasçılar ve icra dairesine karşı açılabilir. Burada tereke alacaklıları olarak tanımlanan yükümlüler, miras bırakanın borçlu olduğu bankalar, kişiler veya kurumlardır. Diğer mirasçılar ise mirasın paylaşımı konusunda anlaşmazlık olması halinde davaya konu olur. Ayrıca mirasa konu olan terekeye ilişkin icra takipleri varsa, icra dairesi de davaya taraf olabilir. 

Mirasın Hükmen Reddine İlişkin Davada Görevli Mahkeme Neresidir?

Mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkeme, TMK Madde 616 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 2 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise HMK Madde 11 uyarınca, miras bırakan kişinin vefat etmeden önceki en son yerleşim yerindeki mahkemedir. Örneğin, miras bırakan İstanbul’da vefat etmişse mirasın hükmen reddine ilişkin davanın İstanbul’daki sulh hukuk mahkemesinde açılması gerekir. 

Mirasın hükmen reddi davası sürecinde uzman bir avukattan yardım almak hem sürecin hızlanması hem de usulüne uygun şekilde yönetilmesi açısından oldukça faydalıdır. Çünkü konuda uzman olan bir avukat, terekenin borca batık olduğuna ilişkin geçerliliği olan delillerin mahkemeye sunulmasından dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde hazırlanmasına kadar pek çok adımda önemli rol üstlenir. Ayrıca temyiz ya da AYM’ye bireysel başvuru süreçlerinde de hukuki strateji geliştirir. Dolayısıyla uzman bir avukatın rehberliği, bu karmaşık süreçte mirasçıların haklarını korumak açısından kritik önem taşır.

Kaynaklar

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Madde 605, 606, 607, 609, 616, 618.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Madde 2, 11.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararları (2023/4567 E., 2023/1234 E.).
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararları (2024/456 E., 2024/7890 E.).
  • Anayasa Mahkemesi Kararı (2023/1234 E., 2024/567 K.).
  • Resmi Gazete, 18.11.2023, Sayı: 32373.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu