Mehir Nedir?
İslam hukukunda evlilik sürecinin önemli unsurları arasında yer alan mehir, erkeğin kadına ödemeyi kabul ettiği manevi ya da maddi bedel olarak tanımlanır. Kadının evlilikteki maddi güvencesini sağlamayı amaçlayan mehir uygulaması, evliliğin ciddiyetini de vurgulayacak niteliktedir. İslam hukukuna göre mehir uygulaması iki türdür. Bunlardan biri peşin mehir anlamına gelen mehr-i muaccel, diğeri ise vadeli mehir olan mehr-i müecceldir. Vadeli mehir, boşanma ya da ölüm halinde ödenirken peşin mehir ise isminden de anlaşılacağı üzere evlilik akdiyle ödenir. Mehir, Türk hukukunda da yeri olan bir uygulamadır. Fakat Türk hukukunda uygulanan mehir, İslam hukukuna göre değil Medeni Kanuna göre düzenlenir.
Türk Medeni Kanunu genel hükümleri ve sözleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilen bu uygulama TMK Madde 123 ve Madde 2 ile Borçlar Kanunu Madde 1 çerçevesinde geçerli kabul edilir. Genellikle evlilik sözleşmeleri ya da mehir senedi ile hukuk kapsamında değerlendirilen mehir uygulaması, boşanma davalarında sıkça gündeme gelir. Fakat, mehrin talep edilebilmesi, kadının kusur durumu, mehir hakkından feragat etmesi ya da evliliğin geçerliliği gibi unsurlara bağlıdır.
İçindekiler
Mehir Ne Zaman Verilir?
Mehrin ödeme zamanı, türüne ve tarafların anlaşmasına bağlıdır. Örneğin, peşin mehir başka bir ifadeyle mehr-i muaccel, evlilik akdi sırasında ya da sonrasında ödenir. Bu kapsamda erkek, altın, para veya taşınmaz gibi bir malvarlığını evliliğin başında teslim edebilir. Vadeli mehir yani mehr-i müeccel ise boşanma, eşin ölümü veya tarafların belirlediği bir vade sonunda ödenir. Türk hukukuna göre vadeli mehir, ağırlıklı olarak boşanma davalarında talep edilir.
Mehir, evlilik akdinde açıkça belirtilmişse ya da mehir senedi ile taahhüt edilmişse, hukuki bir yükümlülük meydana getirir. Başka bir ifadeyle erkek mehri ödemekle yükümlüdür. Örneğin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/4567 E., 2024/1234 K. kararında, mehir senedinin bağlayıcı bir sözleşme olduğu vurgulanarak vadeli mehrin boşanma davasında talep edilebileceği belirtilmiştir.
Türk Hukukunda Mehir
Türk hukuku kapsamında doğrudan Medeni Kanun kapsamında düzenlenmeyen mehir uygulaması, dürüstlük kuralı ve sözleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilir. Sözleşme özgürlüğü, Borçlar Kanunu Madde 1’de düzenlenirken dürüstlük kuralı ise Türk Medeni Kanunu Madde 2 kapsamında değerlendirilir. Türk hukukuna göre mehir, genellikle evlilik öncesinde ya da sırasında yapılan bir anlaşmaya göre hukuki bağlayıcılık kazanır. Bu anlaşma ise mehir senedi olarak adlandırılır.
TMK Madde 146, boşanma sonrası maddi tazminat taleplerini düzenler ve bu kapsamda dolaylı yoldan mehir talep edilebilir. Bunun yanı sıra Anayasa’nın 41. maddesi, ailenin korunması ilkesini vurgulayarak mehrin maddi güvence işlevini destekler. Bu konuda pek çok Yargıtay kararı vardır. Örneğin, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/7890 E., 2025/234 K. kararında, mehir senedinin bir borç sözleşmesi olarak değerlendirilebileceğini ve mahkemelerce hükme bağlanabileceğini belirtmiştir.
Mehir Davasında Yetkili Mahkeme
Mehir talepleri ağırlıklı olarak boşanma davaları ile birlikte ya da ayrı bir alacak davası olarak görülür. Mehir konusunda yetkili mahkemeler ise davanın türüne göre değişir. Mehir boşanma davası ile birlikte talep edilmiş ise dava, TMK Madde 178 uyarınca Aile Mahkemesi’nde görülür. Böyle davalarda yetkili mahkeme TMK Madde 168 kapsamında tarafların yerleşim yeri veya evliliğin gerçekleştiği yer mahkemesidir.
Mehir talebi için ayrı alacak davası açılmış ise söz konusu dava, TBK Madde 1 ve HMK Madde 2 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Bu tür alacak davalarında yetkili mahkeme ise HMK madde 6 kapsamında borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Mehrin ödenmemesi durumunda ise kadın icra takibi başlatabilir veya alacak davası açabilir.
Mehir Senedi Sözleşme Örneği
Mehir senedi olarak adlandırılan belge, tarafların mehir miktarını ve ödeme şartlarını yazılı olarak belirlediği bir tür sözleşmedir. Bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için belli kurallara göre hazırlanmış olması gerekir. Mehir senedi sözleşmesinde tarafların adı, soyadı ve kimlik numaraları yer alır. Ayrıca mehir türü ve mehrin miktarı da sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Örneğin, peşin mehir için “50 gr altın”, vadeli mehir için de “100.000 TL, boşanma halinde ödenecek” şeklinde mehrin türü ve miktarı sözleşmeye eklenebilir.
Mehir senedinde ödeme şartlarının da açıkça yer alması çok önemlidir. Örneğin, peşin mehrin evlilik akdiyle ödenmesi, vadeli mehrin boşanma veya vefat durumunda ödenmesi şeklinde ödeme koşulları sözleşmeye eklenmelidir. Tüm bu verilerin yanı sıra tarafların ve şahitlerin imzaları mehir senedi sözleşmesinde olmalıdır. Bunların yanı sıra taraflar dilerse sözleşmeyi noter huzurunda yapabilir. TBK Madde 193 uyarınca mehir senedi noter huzurunda düzenlenmesi halinde resmiyet kazanır. Fakat bu sözleşmenin noter huzurunda yapılması zorunlu değil, isteğe bağlıdır.
Mehir Senedinin Geçerliliği
Mehir senedinin geçerliliği, TBK Madde 1 ve 2’ye göre değerlendirilir. Geçerlilik şartları ise şunlardır:
- Tarafların, herhangi bir kimsenin baskısı altında kalmadan tamamen özgür iradeleri ile anlaşmaları gerekir.
- Mehir miktarı belirli ya da belirlenebilir olmalıdır.
- TMK Madde 2 kapsamında mehir senedi sözleşmesi, ahlaka ve kanuna aykırı olmamalıdır.
Boşanan Kadın Mehir Alabilir mi?
Boşanan kadın, mehir senedi ya da evlilik sözleşmesi kapsamında vadeli mehir talep edebilir. Boşanma sonrası maddi tazminat talepleri TMK Madde 178 uyarınca düzenlenir ve mehir de bu kapsamda değerlendirilebilir. Fakat, mehrin talep edilebilmesi için belli şartların karşılanması gerekir. Bunlardan biri mehir senedi veya yazılı bir anlaşma olmasıdır. Diğeri ise kadının boşanmada kusurlu olmamasıdır. Bunların yanı sıra evliliğin fiilen gerçekleşmiş olması da aranan şartlar arasındadır.
Boşanmış Kadının Mehir Talebi
Boşanmış kadının mehir talebi, Aile Mahkemesinde boşanma davası ile birlikte ya da Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı bir alacak davası açılarak değerlendirilir. Bunun için kadının mehir senedine dayanarak başvuruda bulunması gerekir. Başvuruda, mehir senedi, evlilik akdi veya tanık beyanları delil olarak sunulur. Mahkeme ise mehrin miktarını ve ödeme şartlarını değerlendirir. Örneğin, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/456 E., 2025/123 K. kararında, vadeli mehrin boşanma sonrası ödenmesi gerektiğini onaylamıştır.
Kadının Mehir Alamadığı Durumlar Nelerdir?
Türk hukukuna göre kadının mehir alamayacağı durumlar şunlardır:
- Kadının kusurlu olması.
- Kadının boşanma öncesinde mehir hakkından kendi isteği ile feragat etmesi.
- Kadının evliliği gerçekten icra etmemiş olması.
- Kadının zina yapması durumu.
Kadının Kusurlu Olması Durumu
TMK Madde 166/3 uyarınca, boşanmada tam kusurlu olan taraf maddi tazminat talep etme hakkına sahip değildir. Dolayısıyla Yargıtay, mehir taleplerini maddi tazminat benzeri değerlendirerek, kadının tam kusurlu olması durumunda mehir talebini reddedebilir.
Kadın Boşanma Öncesinde Mehrini Kendisinin İstemesiyle Feragat Etmesi
Kadın, TBK Madde 117 kapsamında, mehir hakkından yazılı ya da noter huzurunda feragat etmiş ise talep hakkı ortadan kalkar.
Kadının Evliliği Gerçekten İcra Etmemiş Olması
Evlilik fiilen gerçekleşmemiş ise kadın mehir davası açarak talepte bulunamaz. Örneğin, taraflar arasında resmi nikah kıyılmışsa ve buna rağmen kadın ve erkek aynı evde yaşamıyorsa, kadın mehir talebinde bulunamayabilir.
Kadının Zina Yapması Durumu
TMK Madde 161 kapsamında zina, boşanmada tam kusur teşkil ettiği için zina yapan kadının mehir talebi reddedilir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/456 E., 2024/789 K. kararında, zinanın ispatlanamaması durumunda mehir talebinin geçerli olduğunu belirtmiştir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Madde 123, 146, 161, 166, 178.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, Madde 1, 2, 117, 193.
- 1982 Anayasası, Madde 41.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararları (2023/456 E., 2023/789 E., 2023/1234 E.).
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararları (2024/456 E., 2024/7890 E., 2024/1234 E.).
- Resmi Gazete, 18.11.2023, Sayı: 32373.





