Çocuk Koruma Kanunu Değişikliği (Minguzzi Yasası): Çocuk Cezalarında Neler Değişti?
Kamuoyunda “Minguzzi Yasası” olarak bilinen düzenleme, 8 Ağustos 2026 gecesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Metnin resmî adı “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”; 2/3771 esas numaralı kanun teklifi olarak görüşüldü ve 286 sıra sayısıyla Genel Kurul’a indi. Kanun 18 maddeden oluşuyor ve yedi ayrı kanunda değişiklik yapıyor.
Bu yazıda, kabul edilen metnin çocuk ceza hukuku bakımından ne getirdiğini madde madde ele alıyoruz: yaş gruplarına göre ceza aralıklarının yeni hâli, veli ve vasilerin sorumluluğu, kesici alet satışına getirilen yasak, infaz rejimindeki köklü değişiklik ve yürürlük takvimi.
Önce Bir Uyarı: Kanun Henüz Resmî Gazete’de Yayımlanmadı
Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla Minguzzi Yasası TBMM Genel Kurulu’ndan geçmiş, ancak Cumhurbaşkanı’nca yayımlanmak üzere Resmî Gazete’ye gönderilme süreci tamamlanmamıştır. Dolayısıyla kanunun numarası da henüz kesinleşmemiştir.
Anayasa’nın 89. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, kendisine gönderilen kanunu on beş gün içinde yayımlar veya bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye geri gönderebilir. Bu nedenle aşağıdaki değerlendirmeler Genel Kurul’da kabul edilen metin esas alınarak yapılmıştır; Resmî Gazete’de yayımlanacak nihai metnin kontrol edilmesi gerekir.
“Minguzzi Yasası” Adı Nereden Geliyor?
Düzenlemenin kamuoyunda Minguzzi Yasası olarak anılmasının nedeni, 24 Ocak 2025 sabahı İstanbul Kadıköy’de bir pazar yerinde bıçaklı saldırıya uğrayan ve hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’dir. Olayın faillerinin çocuk yaşta olması, Türk Ceza Kanunu’ndaki yaş küçüklüğü indirimlerinin ağır suçlar bakımından yeniden tartışılmasına yol açtı ve düzenlemenin gerekçesini oluşturdu.
Terim Değişikliği: “Suça Sürüklenen Çocuk” Kavramı Kaldırıldı
Düzenlemenin ilk dikkat çeken yönü teknik değil, kavramsal. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatta yer alan “suça sürüklenen çocuk” ifadesi, “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirildi.
Bu değişiklik yalnızca bir isimlendirme tercihi değildir. “Suça sürüklenen” ifadesi, çocuğu edilgen bir konuma yerleştirmesi ve fiilin niteliğini baştan tanımlaması nedeniyle uzun süredir eleştiriliyordu. Yeni terim, çocuğun yalnızca adli bir sürecin tarafı olduğunu vurgulayarak damgalayıcı dilden uzaklaşmayı amaçlıyor. Uygulamada iddianame, karar ve tutanak dilinin buna göre güncellenmesi gerekecek.
TCK 31’de Ceza Aralıkları Nasıl Değişti?
Düzenlemenin en çok tartışılan kısmı, Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesindeki yaş küçüklüğü indirimlerinin daraltılması. Mevcut sistemde çocuğun yaşı, cezanın belirlenmesinde üç ayrı eşiğe göre değerlendiriliyor.
12 Yaşını Doldurmamış Çocuklar
TCK m.31/1 uyarınca fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz. Bu temel kural düzenlemede korunmuştur. Ancak bu çocuklara uygulanacak çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin içeriği genişletilmiş; sosyal hizmet yönlendirmesi, dijital ortamda koruma ve davranış desteği gibi tedbirler sisteme eklenmiştir.
12-15 Yaş Grubu
Bu yaş aralığındaki çocuklar bakımından önce algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Bu yetenek yoksa ceza verilmez, güvenlik tedbiri uygulanır. Yetenek varsa ceza verilir ancak indirimli olarak uygulanır.
Düzenleme ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bu gruba verilecek ceza 12-15 yıl aralığından 13-18 yıl aralığına yükseltilmiştir.
15-18 Yaş Grubu
En belirgin artış bu grupta. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından:
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda: 18-24 yıl aralığı, 19-27 yıla yükseltildi.
- Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda: 12-15 yıl aralığı, 15-18 yıla yükseltildi.
Diğer cezalarda uygulanan üçte bir oranındaki indirim ise korunmuştur. Yani düzenleme, indirim sistemini tümüyle kaldırmamış; yalnızca en ağır iki suç kategorisinde alt ve üst sınırları yukarı çekmiştir.
Ağır Yaralama Hâllerinde Yaş İndirimi Uygulanmayabilecek

Düzenlemenin uygulamada en çok fark yaratacak hükümlerinden biri, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerine ilişkin. Mağdurun bir organının işlevini yitirmesi, konuşma yeteneğini kaybetmesi, yüzünde sabit iz kalması veya gebe bir kadının çocuğunu düşürmesi gibi ağır neticelerin doğduğu hâllerde, mahkemeye yaş indirimini uygulamama yönünde takdir yetkisi tanınmıştır.
Bu, çocuk ceza hukukunda alışılmış bir yaklaşım değildir; indirim kural olmaktan çıkıp somut olayın ağırlığına bağlı bir değerlendirmeye dönüşmektedir. Kararın gerekçelendirilmesi bu nedenle kritik önem taşıyacak ve istinaf/temyiz denetiminin ana konularından biri hâline gelecektir.
Ebeveyn ve Vasilerin Sorumluluğu Ağırlaştırıldı
Düzenleme, çocuğun fiilinden doğan sorumluluğu yalnızca çocukla sınırlı tutmuyor.
Silahın Muhafazasında İhmal Müstakil Suç Oldu
Ateşli silahı gerekli özeni göstermeden muhafaza eden ve bu ihmali nedeniyle silahın bir çocuk tarafından ele geçirilmesine yol açan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu, daha önce genel taksir hükümleri üzerinden değerlendirilen bir davranışın bağımsız bir suç tipi hâline gelmesi anlamına gelir.
Hükmün uygulanması için silahın çocuk tarafından fiilen bir suçta kullanılmış olması aranmamaktadır; ihmalin, çocuğun silaha erişimine yol açmış olması yeterlidir. Ruhsatlı silah sahipleri bakımından muhafaza yükümlülüğü bu düzenlemeyle somut bir cezai yaptırıma bağlanmıştır.
Bakım ve Gözetim Yükümlülüğünün İhmali
Veli, vasi veya çocuğun bakımını üstlenen kişilerin bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihmal etmesine bağlanan cezalar da artırılmıştır. Uygulamada bu hükmün, çocuğun tekrarlayan biçimde adli sürece dâhil olduğu ve ailenin ilgisizliğinin dosyaya yansıdığı olaylarda gündeme gelmesi beklenmektedir.
Kesici Alet Satışına Getirilen Yasak
Kabahatler Kanunu’na eklenen yeni madde ile bıçak, satır, av bıçağı ve benzeri kesici, delici veya bereleyici aletlerin ruhsatlı iş yerleri dışında satılması ve teşhir edilmesi yasaklanmıştır. Pazar yerleri ve seyyar satış bu yasağın kapsamındadır.
Ayrıca bu aletlerin on sekiz yaşından küçüklere satılması, verilmesi ve bu kişilerce taşınması yasaklanmıştır. Aykırılık hâlinde 5.000 liradan 10.000 liraya kadar idari para cezası uygulanacaktır.
Bu hüküm, kanunun genelinden farklı olarak 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek şekilde düzenlenmiştir. Aradaki süre, satıcıların ve yerel yönetimlerin uyum sağlaması için öngörülmüştür.
İnfaz Rejiminde Köklü Değişiklik: Eğitimevine Doğrudan Geçiş Kaldırıldı
Mevcut uygulamada çocuk hükümlüler kural olarak doğrudan çocuk eğitimevlerine yerleştiriliyordu. Düzenleme bu sistemi tersine çevirmiştir.
Yeni düzene göre çocuk hükümlüler cezalarının infazına kapalı ceza infaz kurumunda başlayacak; psikolog, sosyal çalışmacı ve avukatın da yer aldığı çok disiplinli bir kurulun yapacağı değerlendirme sonucunda iyi hâl gösterenler çocuk eğitimevine ayrılacaktır.
Bu kuralın bir istisnası vardır: terör ve örgütlü suçlar hariç olmak üzere, 3 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan çocukların infazına doğrudan çocuk eğitimevinde başlanabilecektir.
Değişiklik, infaz hukuku bakımından önemli bir sonuç doğurur: infaz rejimine ilişkin hükümler kural olarak derhal uygulandığından, bu düzenlemenin hâlihazırda cezası infaz edilmekte olan çocukları da etkilemesi gündeme gelecektir.
Sosyal İnceleme Raporu Zorunlu Hâle Getirildi
Çocuğun kişisel özelliklerini, aile ve sosyal çevresini değerlendiren sosyal inceleme raporu, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından zorunlu hâle getirilmiştir. On beş yaşını doldurmuş çocuklarda ise rapor alınmaması mahkemenin takdirindedir; ancak bu takdirin gerekçelendirilmesi gerekir.
Uygulamada sosyal inceleme raporunun alınmaması veya eksik alınması, bozma sebebi olarak sık karşımıza çıkan bir usul eksikliğidir. Zorunluluğun açık hükme bağlanması bu tartışmayı büyük ölçüde sona erdirecektir.
Ceza Sorumluluğu Bulunmayan Çocuklar İçin Yönlendirme Tedbirleri
Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için öngörülen tedbirler yeniden düzenlenmiştir. Sosyal hizmet kurumlarına yönlendirme, dijital ortamda koruma tedbirleri ve davranış desteği programları bu kapsamda sayılmıştır.
Düzenlemenin mantığı, ceza verilemeyen çocuğun sistem dışında bırakılmaması; bunun yerine tekrar suç işlemesini önleyecek bir destek mekanizmasına dâhil edilmesidir. Bu tedbirlerin etkinliği, büyük ölçüde sosyal hizmet altyapısının kapasitesine bağlı olacaktır.
Yürürlük Takvimi
Minguzzi Yasası’nda tüm hükümler aynı anda yürürlüğe girmemektedir:
- Kesici alet satışına ilişkin kabahat hükmü: 1 Aralık 2026
- Diğer hükümlerin önemli bir bölümü için de 1 Aralık 2026 tarihi öngörülmüştür
- Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek hükümler bakımından Resmî Gazete metni esas alınmalıdır
Yürürlük tarihleri, özellikle ceza artışlarının hangi fiillere uygulanacağı bakımından belirleyicidir. Ceza hukukunda aleyhe olan hükümler geçmişe yürümediğinden, yeni ceza aralıkları yalnızca yürürlük tarihinden sonra işlenen fiillere uygulanacaktır.
Sonuç
Minguzzi Yasası olarak anılan düzenleme, çocuk ceza hukukunda 2005’ten bu yana yapılan en kapsamlı değişikliklerden biridir. Düzenleme yalnızca ceza aralıklarını yükseltmemiş; terminolojiyi, infaz rejimini, sosyal inceleme usulünü ve ailenin sorumluluğunu birlikte ele almıştır.
Bununla birlikte kanun henüz Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır. Devam eden bir soruşturma veya kovuşturmanız varsa, dosyanızın hangi hükümlere tabi olacağı fiilin işlendiği tarihe ve nihai yürürlük takvimine göre belirlenecektir. Bu nedenle genel açıklamalar yerine dosyanıza özgü bir değerlendirme yapılması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Minguzzi Yasası yürürlüğe girdi mi?
Kanun 8 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir, ancak bu yazının hazırlandığı tarihte Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır. Kabul edilmiş olmak tek başına yürürlük anlamına gelmez; kanunun Cumhurbaşkanı’nca yayımlanması ve öngörülen yürürlük tarihinin gelmesi gerekir.
Yeni ceza aralıkları devam eden davalara uygulanacak mı?
Hayır. Ceza hukukunda failin aleyhine olan hükümler geçmişe yürümez. Yeni ve daha ağır ceza aralıkları, yalnızca yürürlük tarihinden sonra işlenen fiiller bakımından uygulanacaktır. Bu konuyu ayrıntılı olarak ayrı bir yazıda ele aldık.
12 yaşından küçük çocuklara ceza verilebilecek mi?
Hayır. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmadığına ilişkin kural korunmuştur. Bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz; yalnızca çocuklara özgü güvenlik ve yönlendirme tedbirleri uygulanabilir.
Çocuğun işlediği suçtan anne baba hapis cezası alır mı?
Otomatik bir sorumluluk söz konusu değildir. Ancak ateşli silahın gerekli özen gösterilmeden muhafaza edilmesi ve bunun sonucunda silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi hâlinde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihmaline bağlanan cezalar artırılmıştır.
Bıçak satışı yasağı ne zaman başlıyor?
Kesici, delici ve bereleyici aletlerin ruhsatlı iş yerleri dışında satışına ilişkin yasak 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecektir. Aykırı davrananlara 5.000 liradan 10.000 liraya kadar idari para cezası uygulanacaktır.
Çocuk hükümlüler artık kapalı cezaevinde mi kalacak?
Kural olarak infaza kapalı ceza infaz kurumunda başlanacak, iyi hâl değerlendirmesi sonucunda çocuk eğitimevine ayrılma mümkün olacaktır. Terör ve örgütlü suçlar hariç olmak üzere 3 yıl ve altındaki cezalarda ise doğrudan çocuk eğitimevinde infaz yapılabilecektir.
Sosyal inceleme raporu alınmazsa ne olur?
On beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından rapor zorunludur. On beş yaşını doldurmuş çocuklarda rapor alınmaması mümkündür, ancak mahkemenin bu tercihini gerekçelendirmesi gerekir. Gerekçesiz eksiklik, kararın denetiminde usul sorunu oluşturabilir.
Kaynakça
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.31 (Yaş küçüklüğü)
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m.89 (Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kanun metni Resmî Gazete’de yayımlandığında hükümlerin nihai hâli kontrol edilmelidir. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için hukuki destek almanızı öneririz.
Uzmanlarımız bu alanı sürekli takip eder ve yeni bilgiler mevcut olduğunda makalelerimizi günceller.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — Resmî metin (m.7, m.31) Erişim: 2026-08-11
Uzmanlarımız sağlık ve hukuk alanındaki gelişmeleri sürekli takip eder; yeni bilgiler mevcut olduğunda makalelerimizi günceller.
- Yazan
- Av. Sinan Eroğlu
- Editör
- Av. Sinan Eroğlu
- Tıbbi İnceleme
- Av. Sinan Eroğlu
- Uzman İnceleme ✓
- Av. Sinan Eroğlu Avukat, İzmir Barosu (12744) 🏥 İzmir Barosu
- Redaksiyon
- Av. Sinan Eroğlu
Son güncelleme: 13 Ağustos 2026